merhabalar,
kitabın arkasında da belirtildiği gibi hayatın yüküne dayanamayanların son alışverişlerini yaptığı bir dükkan. intihar dükkanı. dükkanı yöneten aile üyelerinin hepsinin farklı farklı görevleri var, müşterilerin intiharına katkıda bulundukları görevler. en küçük kardeş olan alan ise bu görevlerden olabildiğince uzak kalmaya çalışıyor diyebiliriz. herkesin karamsar bir ruh haline sahip olup ölümü arzuladığı kitaptaki tek iyimser ve neşeli karakterdir kendisi. alan'ın aydınlık kişiliğini okumak oldukça keyifli olsa da kitap genel olarak beklentilerimi karşılamadı. beklentiye sahip olmadan okunursa iyi ve çerezlik diye adlandırabileceğim bir kitap olabilirdi. dilinin aşırı basit oluşu kitaba akıcılık katsa da etkileyiciliğini azalttığını düşünüyorum. yazarın okuduğum ilk kitabı olduğundan kalemi hakkında yorum yapamayacağım tabii, yine de daha ağır bir dil tercih edilseydi efsane bir kitap olabilirdi. böyle biraz konusu harcanılmış gibi olmuş desem yalan olmaz herhalde. söylemeden geçemeyeceğim, tim burton filmlerini andıran bir konuya sahip, okurken aklımda canlandırdığım tek şey burton tarafından uyarlanan bir film olsa harika olacağını düşünmemdi. kitabın filmi de varmış tabii fakat henüz izlemedim. genel olarak okuması keyifli ve güldüren diyaloglara sahip bir kitaptı. uzun uzun duvarı izlemenize sebep olacak cümlelere de sahip olduğu gibi.
"mesele şu ki yarın gene yaşamak gerekecek."
-niçin ölmek istiyorsun?
-çünkü hayat yaşama zahmetine değmiyor.