Ben aslında o sürtüğü, ay pardon Ci Cuyon'u günahım kadar sevmem. Eskiden beri terbiyesizliği kozmik seviyedeydi. Ortaokuldayken aynı dershaneye gitmiştik, o zamanlarda da biraz tuhaftı. Çift kişilikli mi desem? Tabii ki diğer çocukların da öğretmenlere davranışlarıyla arkadaşlarına davranışları illaki farklı. Ama Ci Cuyon o seviyenin ötesinde bir şey. Hani var ya, rol yaparken "kestik" dendiğinde oyuncuların bir anda yüzleri tamamen değişir, komple farklı bir insan oluverirler, bilirsiniz hani! İşte Ci Cuyon da ayyynen o hesap!
O kadar fakirse çocuk doğurmasaydı.
Birileri bunu gözünü kırpmadan söylemişti söylemesine ama bu laf o kadar kolay ağızdan çıkmamalıydı. Bu, bir zamanlar ufacık şeylere bile yürekten mutlu olabilmiş bir aileyi hepten yok saymaktı.
O kadar fakirse çocuk doğurmasaydı.
Hiç değilse kızını kendisinden önce bu dünyadan uğurlamış, hayatındaki her şeyi kaybetmiş bir kadına edilmemeliydi bu laf.
"Sõın'ın bir erkek arkadaşı varmış. Sen de tanıyor musun?"
Ağzından "erkek arkadaş” sözü çıkar çıkmaz Cuyón istemsizce suratını buruşturdu. Profil uzmanının o anı kaçırması imkânsızdı.