Yazarın daha önce okuduğum roman kitapları da vardı ve bence kendisi roman yazmaya daha yatkın biri diyebilirim. Yinede
Şiirce kitabı için konuşmak gerekirse genel anlamda bir şey söyleyemem ama hoşuma giden şiirler vardı. Bazı şiirlerde ki sözler öyle hoşuma gitti ki bir daha geri dönüp tekrar okuyabileyim diye altını çizip post-it yapıştırmayı ihmal etmedim. Kişiden kişiye değişkenlik gösterebilecek bir şiir kitabı olduğunu söyleyebilirim ama okuyup denemek isterseniz de pek birşey kaybetmezsiniz^^
Merhabalar^^
Victor Hugo'nun bu eserinde Fransa'yı ve Fransız romantizmini gözler önüne serdiğini görüyoruz. Eserdeki Fransız romantizmini bir tarafa bırakıp diğer odak noktası haline getirmemiz gereken durum ise Hugo'nun bu eseri toplumu ve hukuk düzenini eleştirmek adına kaleme aldığıdır. Kitabın ön sözünde Hugo'nun da belirttiği gibi idam cezasının insani bir tarafı olmadığını uzun uzadıya anlatmaktadır. Çünkü Hugo’ya göre idam bireysel bir olgu değildir. İdam geniş çerçevede düşünüldüğünde öldürülen kişinin kendisiyle birlikte ailesini ve dolaylı olarak toplumun etkilendiğini bir olaydır.
Eserin nasıl başladığına da biraz değinmek gerekirse ;
Eser, bir insanı öldürmüş bir mahkûmun duruşması ile başlıyor. Kitapta konuşmacı olarak bizi karşılayan mahkûm kürek cezasının saçma ve bir o kadar da adı bir ceza olduğunu düşünmektedir. Fakat duruşmada idam cezası alınca kürek cezasına bile olan bakış açısı değişir. Beş hafta sonra idam edilecek olan mahkûm hücresinde bulunduğu süre boyunca ailesini, hayatın güzelliklerini, gençliği anmaya başlar ve bize her düşünce ve duygusunu bu süre zarfında aktarır. Bir süre daha olaylar mahkûmun hücresinde devam eder. Kendinden önce de bu hücrede kalan ve yine kendisi gibi idam cezası alan kişilerin hücre duvarlarına yazdığı yazılar kahramanımızı büyük ölçüde tedirgin eder...
Kitap bana kalırsa okunması ve bir şans verilmesi gereken bir kitap. Gönül rahatlığıyla herkese tavsiye edebilirim. Görüşmek üzere^^
Peki ya siz Victor Hugo'nun idam karşıtlığı düşüncesini nasıl yorumluyorsunuz?
Kitap İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabıydı. Kitaba başlamadan önce oldukça tereddüt ettim çünkü çevremden sürekli olarak "Kitap bir kurgudan çok bilgi ağırlıklı ilerliyor, uzun bir süre