Yaşamımızı rastlantılar, duygularımız ise bedenimiz şekillendirir. İnsan hayatının -ve felsefenin- büyük bir bölümü, bu gerçek karşısında kendini oyalama çabasıdır.
Bütün bu felsefelerin ortak bir kusuru vardır. Hayatın insan aklı tarafından düzenlebileceğini varsayarlar. Buna göre akıl, yaşanabilecek kayıplardan, zarar ve ziyandan azade bir yaşam biçimi tasarlayabilir ya da bu mümkün olmuyorsa da duyguları kontrol ederek, yaşanacak her türlü kayıp, zarar ve ziyana göğüs gerebilir. Gerçekte ise ne yaşama biçimimizi ne de duygularımızı bu şekilde kontrol edebilmemiz mümkündür.