Hayatın tek doğrusu yoktu, hayatın birkaç ya da bir çok doğrusu da yoktu, hayatın sayısız doğrusu, sayısız yanlışı vardı, her hayat tekti, benzersizdi.
Sizin, sözde ‘aşkınız’ın içi boşmuş zaten. Daha sürmesi olanaksızmış. Ayrılmadan çok önce ayrılmışsınız ve bağlılığınız aşkınıza değil, onun, kendi uydurduğunuz hayalineymiş…