çevreye bakındığımda, kendim gibi hiç kimseyi görmemiş, duymamıştım. o halde ben, herkesin kaçtığı ve reddettiği bir canavar, dünya yüzünde bir leke miydim?
her yerde eksiksiz bir mutluluk görüyorum; bir tek ben, telafisi imkansız biçimde bu mutluluğun dışına itilmişim. iyilikseverdim, güzel huyluydum, acılar yüzünden bir ifrite döndüm.
ne yazık! insan niçin vahşilerden daha üstün hassasiyetlere sahip olmakla övünür ki; bu onları daha kısıtlı varlıklar kılıyor sadece. dürtülerimiz açlık, susuzluk ve şehvetle sınırlı kalsaydı, neredeyse özgür olurduk; ama şimdi esen her rüzgarla, tesadüfen söylenmiş bir sözle, ya da o sözün anlattığı görüntülerle heyecanlanıyoruz.