şimdi içeri gireceğim. içerde biri olacak. adı yok. artık adının olmasını istemiyorum. adsız biri. ama biri. beni, kendisini gördüğüm için gerçekten sevindirecek biri. yok. yoksa yok. onu ben bulacağım. koskoca istanbul. içinde koskoca on yıl, on yıldan fazla zaman geçirdiğim istanbul. burda böyle birini mutlak tanıyorum. böyle biri kesinlikle var, olmaz olur mu?
Her grubun ve kültürün kendi doğal psişik yok edicisine sahip olduğunu görebilirsiniz. Hem tarihten de bildiğimiz gibi, kültürlerde öyle çağlar vardır ki, tersine inanan insanların sayısı çoğalana kadar, yok edici mutlak egemenlikle özdeşleşmiş ve buna izin verilmiştir.
Kadınlar, hayatlarının kapılarını açıp onun ücra köşelerindeki katliamı incelediklerinde, çoğu zaman en önemli düş, hedef ve umutlarınının azar azar öldürülmesine izin verdiklerini görürler. Orada cansız düşünceler, duygular ve arzular bulurlar; bunlar bir zamanlar hoş ve vaat edici olsa da, artık kanları çekilmiştir.