Ebruu

Biliyor musun? Eskisi gibi sık hasta olmuyorum. Kendime iyi bakmayı öğrendim zamanla. Kıymetimin biçilmezliğini farkettim, Senin sevdiğin gibi, Sevmeye başladım kendimi, Göğün göğsünde güneş alsa bile yerini kanmıyorum yalandan saçtığı sahte sıcağına... Hep elimin altına koyuyorum bir şiirimi... Rüzgar üşütmesin yüreğimi. Yaş aldıkça. Daha bir Minnettar kalıyorum zamana... Öyle herşeyde dolmuyor gözlerim mesela.. Kolay yatışıyorum. Daha az üzülmek için Daha az düşünüyorum İnce eleyip Sık dokuyorum... Daha çok anlamak için Daha az konuşuyorum Öylece yol alıyorum Ve daha az gülüyorum Öyle böyle değil, Yaşamayı kocaman seviyorum...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ve girişlerine susarak, en kalabalık yanlarımda ağrıyan yalnızlığı kundakladım. Gülüşünü katarak sessizliğime , sarhoş adımları gibi yalpa vurdum kent yağmurların...
Senin kentinde çürümeye mahkûm oldum. Bunu da yaptın işte bana. Ölü bir kıza mektuplar yazdın şimdi onlar dizlerinde duruyor ama sen dokunamıyorusun bile.
Düzelirsem , uyku olur duruşum. İşlenirsem bir rakam olur varlığım. Bilenirsem, kopar inceliklerim . İflaha yol kapatacak uyumdayım ve iyiyim!
" Senden kalktı cenazem. Beni ölü yıkayıcıların eline bıraktın. Hortumlarla yıkadılar beni sen uyurken . Saçlarım ıslak kaldı " nasıl olsa artık hastalanmayacak " dediler. Tabuta koydular ve gittiler . Sırtım tahtalara battı da şöyle güneşe doğru çeviremedim kendimi. Bilirsin ben güneşi çok severdim. Sonra beni sokaklarda dolaşırdılar. "Onun kenti burası. Bak , senin gibi nice tabutlular var burada " dediler. Evet , içinde öldürdüğün ben , hiç dışarı çıkmayacak."