Bir gün gardiyan ben hapse gireli 5 ay olduğunu söylediğinde ona inandım ama söylediğini kavrayamadım, benim için, hücremde akıp giden hep aynı gündü hep aynı işi yapıp duruyordum.
Soruşturmanın sürdüğü on bir ayın sonunda, diyebilirim ki, yargıcın beni odasına kapısına kadar geçirip omzuma vurarak dostane bir tavırla bugünlük de bu kadar vadeccel dediği o Ender anlardan başka hiçbir şeyden zevk almamış olmama neredeyse şaşırıyordum.
Uzun hizmet yıllarında bacaklarını kaybeden ve bu hizmetlerini kaderinin servet, ev, birkaç köy ve güzel bir kız evlatla ödüllendirdiği ihtiyar saygıdeğer meclis üyesi babası Olsufiy İvanoviç'in bir çocuk gibi ağlamaya başladığı ve gözyaşları arasında ekselanslarının son derece iyiliksever bir insan olduğunu söylediği o anı hakkını vererek anlatamayacağımı itiraf etmeliyim.
Saçları ağarmış ev sahibinin eşsiz bir misafirperverlik gösterip düzenlediği baloyu anlatmak için kalemimin yetersiz, sönük ve renksiz kalacağını söylememe bile gerek yok.