• 464 syf.
    ·33 günde·Beğendi·10/10
    Selam. Tüm zamanların en çok satılan Dünya klasiği olan Iki Şehrin Hikayesi ile sizlerleyim. Itiraf etmeliyim ki başlarda birbirinden kopukmuş gibi anlatılan olayları okurken hafiften sıkıldım. Lakin usta yazar aslında öyle bir kurgu yaratmış ki , son iki yüz sayfayi yüreğim ağzımda okudum. Tüm duyguları yaşadım. Dram , heyacan, gizem, korku, nefret, merhamet. ..

    Kitap 1700 lü yılları, Fransız İhtilali' ' ni , öncesini ve sonrasını anlatıyor. İhtilal öncesi ezilmiş, sömürülmüş, sefalete sürüklenmiş halk, sefa içinde yaşayan asilzadelere, adaletsizliğe başkaldırmış ve devrimle birlikte yeni bir dönem başlatmıştır. Fakat yıllarca ezilip, sömürülen halk, bundan kaynaklı bir kin ve öfke biriktirmiştir. Bu öfke onları aslında asilzadelerden daha acımasız yapmış ve suçlu, suçsuz pek de ayırt etmeksizin yüzlerce insanı giyotinle idam ettirmiştir.Tam bunların ortasında bir aile ve Londra-Paris hattında yaşanılan gizem dolu bir hikaye. On sekiz yıllık mahkûmiyetinin sonundan serbest kalan Dr Manette ve onu yıllar sonra bir tavan arasında bulan kızı Lucie. Mülteci Fransız asilzade ve tüm hikayenin kilit noktası avukat Sydney Carton. Ve daha nice tarihe ışık tutan yönleriyle eşsiz bir klasik. Şiddetle tavsiyemdir efendim okuyun.

    Hadi iyi okumalar