“Zaman böyle bir şeydir; ileri geri döner durur. Yakınlıklar uzaklıklarla yer değiştirir. Sonra o uzaklıklar başka bir yerde, başka bir şekilde tekrar yakınlık haline gelir. Galiba olgunlaşmak diye buna diyorlar; her şeyi kabul etmeye başlıyorsun... İnsan beyni mükemmel bir çiftçi; durmadan ekip biçiyor... Sonunda, olan biten her şeyi anlıyorsun. Anlamak çok tehlikeli bir şey...”
“Sonunda şu fikre vardık ki, güçlü olmak denen şey, çaresizlikten doğuyor. Işığın, karanlığı beyaza boyaması gibi bir şey... Karanlık olmazsa ışığı hissedemeyiz ki...”
“Yahya Kemal'in sessiz gemisine binip, memnun kalacağımız bir sahile ulaşmanın nesi kötü? Göz alabildiğine su, göz alabildiğine mavi, yeşil... Kim dönmek ister ki oradan?”
“Doktorları niye sevmiyorum, biliyor musun? Birkaç sihirli kelimeyle insanı kandırabileceklerini sanıyorlar... Sanki bu dünyada ölüm yok! Bir de, doğru dürüst bir şey anlatmıyorlar... Ya da ben böylelerine rastladım; hepsinin günahını almayayım...”