"sen beni çekip atmak için kovalarsın kalbinin odalarında
bense çocuksu ve ürkek bir tavırla saklambaç oynarım seninle
ya da boşveririm her şeyi, kabullenirim avaz avaz bir sükunetle
mesela bana eskisi gibi huzurla bakmayan fotoğraflarını küle dönüştürürüm
yerine sadece bir nişane gelebilir dediğim, bana hediye ettiğin o yüzüğü
seni ilk kez hissettiğim parka gömerim
lethe'nin azgın sularıyla yetişmiş bir lavinia bahçesinde
bir Kasım akşamı
çeker giderim"