Yani, nefsini temize çıkarmak istiyorsan, nefsini temize çıkarmayacaksın. Bir ömürlük paradokstur bu; bıçak sırtında bırakır insanı. Nefsini kötülükten uzak tutmak istiyorsan, onun kötülüğe her daim yakın durduğunu kabullenmen gerekir. Nefsini temize çıkardığında, nefsinden emin olursun, aldanırsın, kirlenirsin. Aldatmalarına karşı savunmasız kalırsın. Karşı koyman daha da zorlaşır.
Kötülüğü sırf kötülük olarak işlemeye razı değil kardeşlerin. Kötülüğe apaçık ve bilerek özne seçmiyorlar kendilerini. İlle de kendilerine süslü görünecek, başkalarınca güzel görülecek bir kılıf arıyorlar.
Güven vermezlerin güven istemeleri ne kadar tuhaf. Güven vermeyeceklerini bile bile güvenilmez sanılmalarına itiraz etmeleri daha tuhaf! Güven vermezlerin, güvenenlerin güvensizlik göstermekten utanmalarına güvenerek güven elde etmesi daha da tuhaf!