Afganistan'a bir yolculuk...
Öncelikle kitabı çok beğendim. Yazar betimlemeleri o kadar güzel yapmış ki kitabın içinde bir köşedeydim hep. Sanki bir dizi izliyormuşum gibi hissettim okurken. Kitap çok akıcı insan elinden bırakmak istemiyor. Ne olacağını tahmin edemiyorsunuz her bölümde ağzınız açık kalıyor.
Her şey vardı bu kitapta: acı, umut, kırgınlık, aşk, sevgi, merhamet, pişmanlık, öfke, fedakarlık, savaş, açlık..
Beni en çok etkileyen bölümlerden biri Meryem'in Raşit'le giderken babası Celil'le olan vedalaşmasıydı. Meryem'in kırgınlığını iliklerime kadar hissettim.
Okurken Raşit karakterine yer yer hatta hep öfkelendim. Birini elde edene kadar merhametli tavrı ama sonrasında kendisine tanıdığı üstünlüğü, Meryem ve Leyla'ya yaptığı eziyetler... Sonunda hak ettiği sonu buldu, geçte olsa...
Tarık ve Leyla' nın aşkı tatlı bir tebessüm oluşturdu her seferinde...
Meryem... Kırgınlıkların, acının, fedakarlıkların, merhametin vücut bulmuş hali. Meryem mutlu sonu en çok hak eden karakterdi...
Kısaca herkesin okuması gereken, bazı hayatların hiç kolay olmadığını hatırlatan, öğütler veren harika bir kitaptı.
Herkese tavsiye eder iyi okumalar dilerim:)