buz çiçeği

buz çiçeği
@furore
uni
36 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·382 syf.··
2025 18. kitabı
Kitapta saat, zaman, insan ilişkisinin, felsefesenin ve enstitütünün kendisinin arka planda kaldığını, anlatıcının karakter gelişimlerine ve iç çözümlemelerine bir mekân görevi gördüğünü düşünüyorum. Başlangıçta Hayri İrdal'ın, kendi deyimiyle Halit Ayarcı'yla tanışmasına zemin hazırlayan, hayat serüveni anlatılıyor ve anlatıcının nasıl bir insan olduğu hakkında fikir sahibi ediniyoruz. Bu tanışmadan sonra Hayri İrdal'ın, etrafındaki insanlarla şekillenen doğası dolayısıyla, Halit Ayarcı'nın tesiri altındaki yaşantısını okumaya başlıyoruz. Halit Ayarcı, onun tam tersi, hayat felsefesini oturtmuş, dış etkilerle yoğrulmayan biri. Hayri bu adama her şeyden öte hayran oluyor ama aynı zamanda kin duyuyor, onunla çatışıyor. Özellikle ikisinin gerçekçilik anlayışının birbiriyle çatıştığını söyleyebilirim. Halit'e göre Hayri, klasik mantık anlayışının içinde sıkışıp kalmış ve hayata atılamazken kendisi gerçekçiliğini hayatın absürdlüğüne uydurmuş, bu sayede tam anlamıyla yaşayabiliyordur. Kitabın sonlarına doğru, Hayri İrdal'ın, dönüştüğü adam karşısında aşırı bir hoşnutsuzluk içinde olduğunu, buna rağmen eskisine göre kayıtsızlığa yöneldiğini düşünüyorum. Halit Ayarcı ise ilk defa sarsılıyor ve birtakım öz sorgulamalara itiliyor. Sonun eksik kaldığı görüşüne ben de katılıyorum, Hayri İrdal'ın yaşamını nasıl bir insan olarak devam ettireceğini okumak isterdim.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·104 syf.··
2025 17. kitabı
Başarılı bir avukat; etrafındaki çeşitli insanlar için rollere bürünüyor, davranıyor ve bunun getirdiği saygınlıkla inşaa ettiği dağın zirvesinde keyifle, hayatı tepeden izliyor. Bir gün başına gelen bir hadiseyle iç sorgulamalar, zirveden kendi ayağını kaydırması ve düşüşü başlıyor. Genel olarak ağır bir dili olmasa da anlaşılması zor metaforlar içerdiğini ve anlatıcının kitap boyunca bunlar arasında gidip geldiğini düşünüyorum. Tüylerimi diken diken eden, işlemesi için birkaç defa sesli okuduğum pasajlar fazlaca oldu, özellikle sonlara doğru ağırlaştı. Bütünlüğü tam olarak kavramak için tekrar okumak üzere rafa kaldırıyorum bu kitabı.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma