Merve

Merve
@gaiabook
instagram: gaia.book
10/10
·288 syf.··
2024 5. kitabı
İmkansızın, yasak aşkın en gerçek hikayesi. Bedri Rahmi Eyüboğlu, 1940’larda Eren Eyüboğlu ile evli ve bir çocuklu iken karşılaştığı bir kadına tutulmasıyla başlar bu büyük hikaye. Güzel Sanatlar’a misafir öğrenci olarak heykeltıraş olarak gelen Mari Gerekmezyan’ı ilk gördüğünde çok etkilenir Bedri Rahmi. Yeniden yeşerir onun için aşkın bütün bahçeleri. Öylesine bir aşktır ki iki tarafın sanatçı yönü onların aşklarıyla beslenir. Nice büstler yapılır, nice şiirler yazılır. Resimler çizilir. Ancak toplum kabul etmez bu aşkı. Bedri Rahmi evlidir ve bir çocuğu vardır. Eren bu aşkın karşısında çocuğuyla yapayalnız kalsa da dirayetini korur. Eşini bekler sessizce. Bedri Rahmi’nin bir aşk oyunu oynadığını düşünür ve birgün mutlaka geleceğini bilerek olanlara göz yumar. Bedri Rahmi “Karadut” şiirini Mari’ye yazmıştır. İstemsizce okuduğu bir anda eşinin karşısında gözleri dolar. Aşkın en çaresiz anlarını yaşadılar birlikte. Ve ansızın kapıyı çalan amansız hastalık. Mari Bedri’siz kaldığı her an sağlığını yönetmede etkisiz kalır ve en iyi yaptığı şey olan heykellerini bile başıboş bırakır. Otoritelere göre biraz daha yaşasa heykelleriyle ses getirecek bir sanatçı olacakken bir aşkın pençesinde kıvranır ve zamandız bir şekilde de hayatını kaybeder. Aile için bile yok sayılan, eserleri kaybolan Mari için herkesin mutlaka okuması gereken bir hayat hikayesi. Aşkın ve tutkunun en saf hali.
KaradutMüjgan Tekin · A7 Kitap · 202028 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Merve

, bir kitap okudu
10/10
·272 syf.··
2024 4. kitabı
Eddi Anter
8.9/10 · 83 okunma
10/10
·272 syf.··
2024 4. kitabı
“Anladım ki siz dünyanızı değiştiremezsiniz, dünya sizi değiştirecektir nasılsa.” “Bir şeyi hararetle isteyip de onu ele geçirdiğimizde, onu gerçek kıldığımızda önemini tamamen yitirir nedense.” ”Zaten konuşmak, derdini anlatmak neye yarardı anlayan olmadıktan sonra? Konuştukça rahatlamıyordu insan, aksine anlaşılmadığında daha fazla yalnızlaşıyordu!” Yaşamayı ve yazmayı çok seven bir bireyin amansız hastalığa yakalanmasıyla kırdığı zincirleri diyebilirim kitaba dair. Yaşadığımız ânın kıymetini gerçekten biliyor muyuz? Ansızın birgün bizden bu hayat esirgense ne yaparız? Hayallerimiz, emellerimiz sahipsiz kalır her şeyin öncesinde. Varoluşumuz aslında bütün icraatlerimizin kanıtıdır. Aslında beden ve ruhun ayrı ayrı tasviri, ayrı potalarda eritilmesi gibi bir kitap. Yaşlanan ve gittikçe gücünü kaybeden bedenin içinde var olan ilerledikçe daha da katmerleşen bir ruh. Ruhu besleyen bir manevi inanç… Tanrı inancının kimileri için itici bir güç olması aşikarken buna tutunup her türlü zorluğa karşı mücadele edilmesi, “tevekkül”e dair kader çizgisini rastlantısal olarak en olumlu yönlere çeken olasılıklar silsilesi ile çeşnilendirilmiş. İçerisinde bir kahramanın bir hastalıkla mücadele ederken kendini keşfetme sürecinden başka küçük hikayelerle de karşılaşıyoruz. Hem bu denli ağır hikayeyi hafifletme konusunda başarı getirmiş hem de edebi yönden oldukça sağlam olduğunu söylemeliyim. Kahramanın zamanda “arkadaş” konusunda da girdiği büyük aydınlanmanın aynısını yaşadığımı söylemeliyim. Yer işgal eden bireyler bütünü haline geliyor çünkü çoğu zaman geçtikçe. Genel olarak karakterle uyuştuğum çok fikrim var. O yüzden kitaba kendimi çok yakın hissettim.
Sen Varsan Ben VarımEddi Anter · Destek Yayınları · 202383 okunma
10/10
·410 syf.··
2024 3. kitabı
️Biten bir evlilik, bu evliliğin bir getirisi olan ufak bir çocuk. Ve omuzlara yüklenen büyük yükler… Eylül’ün hayatını böyle özetleyemeyiz elbette. Ailesinden bile büyük bir dışlanma içersinde bir kadın aynı zamanda. Kader örgüsü olarak nice kadının yaşadığı olayların içinde buluyor kendini. ️Evlilik denen şey aslında doğru yaşandığında ve gereken özveri gösterildiğinde insanın hayatını cennete çevirir. Bitişiyle Eylül’e cehennemin bile 7 kat dibini yaşatan Samet için diyecek söz bulamadım kitabın nice yerinde. ️Samet’in babalığa dair en ufak hislere karşı yabancı olması ve gaddarlığı nasıl bir travması olduğunu düşündürüyor ister istemez. Buna rağmen minik Oğuz’un yaşından çok büyük olgunluklarını okudukça insanın içi titriyor. ️Eylül’ün bir kadın olarak bu kadar zorluğa karşı takındığı güçlü tavır takdire şayan. Özellikle de engellenme toleransı dediğimiz yani zorluklara karşı metanetini koruma becerisi oldukça yüksek, kadınlara örnek olması gereken bir tavır. Okunası ve örnek alınası.
İnsan ve Hayat
Bir Eylül AkşamıBüşra Keskin Bütün · Tilki Kitap · 202311 okunma