Büyük ve ıssız araziler, içlerinde bir ya da birkaç insan barındırıyorsa, büyük ve ıssız olmaktan çıkıyor. Bakışların neye dokunacağını insanlar tanımlıyor. İnsanların bakışları neredeyse her zaman diğerlerinin üzerinde. Böylelikle bu dünyada insanların, insan olmayanlardan daha önemli olduğu yanılsaması yaratılıyor. Irzına geçilmiş bir yanılsama. Belkide geyikler önemlidir? Belki en iyisini siz biliyorsunuzdur ama çok sabırlısınızdır. Tabi bazı şüphelerim var, kim bilir? Ama yine de insanlar olamaz. Buna inanmayı reddediyorum.
Dostum, ben insanları küçük görmemek için onlardan nefret ederim, yoksa yaşam çok iğrenç bir komedi olurdu. (Çağımızın Bir Kahramanı-Mihail Yuryeviç Lermontov). Nietzsche insanlığı değiştirmeye çalışan zerdüş bir peygamberdi. İnsanlığı çok da umursamazsak ve dahası ihtiyaç duymazsak, ormanlara çekilmede bir beis yok zannımca. Neden 3 kuruşluk insani meselelere 5 kuruşluk kafa yormak?
"Köpekler kurtlardan nasıl nefret ederse, işte öyle nefret eder halk da özgür ruhlu kişiden; zincirlerin düşmanından, tapınmayandan, ormanı mesken edinenden." (Nietzsche) Belki de mesken bellemeliyiz ormanları?
Yıllar önce altını çizdiğim önemli satırlar resimyukle.io/r/nj2WlPXQfW ormanları mesken bellemek zihinlerimizdeki çoraklaşmış insanları söküp atmıyor. Sonunda hepimiz bir ata sarılarak delirebilecek seviyeye geleceğiz belki de.