Zamana, varoluşa, hayatın gidişatına inanmak o kadar önemli ki. Saçımıza düşen ak, alnımızda, göz altımızda oluşan çizgiler, kırışıklıklar hepsi varoluşun parçaları. Aynaya baktığımızda saçımıza düşen aktan şikayetçi olmak yerine "Yaşıyorum, yaşadığımın kanıtıdır aklarım, çizgilerim" diyebilmek gerek. Kusur bulmak yerine bize sunulan hayat parçalarını görmek gerek. Baktığımız yer kadar bir hayat yaşayabiliriz. Nereden bakmamız gerektiğini görmek gerek..