Demokrasiye göre insan duyguları gizemli ve derin bir kavram olan “özgür iradeyi” yansıtır, bu “özgür irade” otoritenin temel kaynağıdır ve kimi insanlar diğerlerinden daha akıllı olsalar da tüm insanlar eşit derecede özgürdür. Okuma yazma bilmeyen bir hizmetçinin de Einstein ve Dawkins kadar özgür iradesi vardır. Seçim günü geldiğinde de verdiği oya yansıyan hisleri herkesinki kadar geçerlidir.
Fakat öyle ya da böyle seçim ve referandumlar ne düşündüğümüzle değil nasıl hissettiğimizle alakalıdır. Ve iş hislere gelince Einstein ve Dawkins’in hiç kimseden farkı yoktur.
Referandum ve seçimler her zaman insanların duygularıyla ilişkilidir, mantıklarıyla deği. Demokrasi mantıklı tercihler yapmaya ilişkin bir mesele olsaydı, herkese eşir oy hakkı tanımanın hatta bekki de herhangi bir oy hakkı tanımanın hiçbir mantıklı gerekçesi olmazdı.
Gerçekte şeytan diye bir şey yoktur. Yalnızca objektif fenomen ve deneyim vardır. Oysa, sizin gerçek yaşam amacınız, sizin aralara serpiştirilmiş “şeytan” dediğiniz fenomen koleksiyonlarınız içinden seçim yapmaktır.