"Sen hiçbir şey yapmadan öylece durarak, var olarak, başka bir dünyanın mümkünlüğüne, kabussuz rüyaların, hudutsuz bahçelerin varlığına ikna ediyorsun beni. Uzun sahil yollarına, bir salıncak neşesine, ilk bisiklet sürmenin heyecanına, yüksekçe bir tepeden şehri seyretmenin efsunlu keyfine, ağaçların rüzgarlı şarkısına, pembeleşmiş yanaklarla yürünen yaz akşamlarına, sinema gişesi kuyruklarına taşıyorsun beni,bu hayattan gülümseyerek geçebilmeyi, kalabalıklar içinde hiç kedere çarpmadan yürümeyi, balkon akşamlarında ıslıklar çalarak kurduğum düşleri, kendimle savaşımda ateşkes ilan etmemin sevincini, yanağımda bir gamzenin kalbimde bir aydınlığın büyümesini, sana borçluyum."
Tuğba Karademir