Ahmet ALA

Ahmet ALA
@garipbirdeli
Kendimi anlatmayı sevmem, isteyen tanır zaten.....
pastacı, sıcak tatlı ustası, barista, tezgahtar, iflas etmiş eski esnaf
üniversite terk
İstanbul Sultangazi
Bursa Karacabey
4 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Karanlık geceler dua ister Şafak sökümüne değin Bir huzur huzmesi asılı durur Gökkubbede nasibindir Ölü bir kadın dirilir Ruh beden Bir buse konar yüreğine Yaran sağılır Unutturur dünü yarını Yarar karanlık geceyi İste der gel der Bu yaralı kalple Tam zamanı Gece elbet güne döner Ölüler dirilir Hayal dediğin ete kemiğe bürünür Kalk gaflet uykusundan Seccadem ıslansın Vakit şimdi Gece sana vermez Birtek yaralı yüregini açtığın Gayb kapısından dökülür Gözü yaşlı yüreğinden Akan muştulu baharlar garip bir deli Ahmet ALA
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sağır gece Uyku haram Soğuk teninde zaman Oyalar Oynar Firari bir uyku Takılmaz ağına Huzur Ara ki nerde Adres bile bırakmaz Giden Kalana yük Ağrısı dinmez İnler geceler Hırıltılı bir nefes Avazı çıktığı kadar Kendini hırpalar Ayazı vurur gecenin Bedenin ürperir Biraz bı uyusam Gece güne döner Tan yeri Ağarır Gözlerine kan oturur Bilmem kaç yıl birden Üstünden ezer geçer Bir tene olan özlem Gözüne kan gibi oturur Firari olur gün Bitmez bir gece
çocuktum lastik ayakkabı giyerdik bir avlu dolusu çocuktuk biz aç kalmazdık öyle tost neyin bilmezdik somun ekmeğin üzerine salça ağzımız burnumuz salça naciye yenge çek ordan bize bir avlu çocuktuk yama üstüne yama salçalı ekmek fikrete verme sona sakliyo ağzımızın suyunu akita akita özentilerimiz yoktu biz oynamayı bilirdik tanırdım karşı komşunun kızını o bize yaklaşmazdı arada bir bana bakar gözleri kıpır kıpır salçalı ekmek elimde kalırdı kirli surat yırtık entari çarpılırdı yüreğim inkar etsem ilk göz ağrımdı sonra taşındı mahallenin köpekleri takılırdı oynamak için biz fakir cocuklardik fakirliğin ne olduğunu bilmeyen annemden kaçsam dayak korkusuna mehmet gile giderdim
ilticamdır ey sevgili mülteci bir yüreğin ardın sıra sen diye diye çöllere susuz yürümesidir sen den gayrısına eman vermediği sırrın kapısında sahibine ulaşmasıdır umut edendir ey umudum kana kana içtiğim gözlerin hatrına huzuruna kabul eyle garip bir deli Ahmet ALA
Bir demet gül yangın bir yürek var yanın da Bir demlik çaya tav Hani bir iki mısra şiir Bir iki türkü Belki de mehtaba çıkarız Yakamozlar çakar Boğazın sularından Bir iki lafimiz olur Söyleyemediklerimiz Usul usul gece serilir önümüze Bir yerlerden bir dans müziği çalar Geceye dem sözler dökülür Bir gül kondururum yüreğine Bir bardak çay verirsin Tan yerine uzar muhabbet Güneşi karşılarız Martılar uçuşur başımızda Simit atarız Bir iki de onlar konuşur Belki anlamayız Bir demlik çaylık muhabbet Sıcak iki yürek garip bir deli Ahmet ALA