Kimola, bir alıntı ekledi.
13 May 00:56 · Kitabı okudu

Osmanli Medeniyeti
Osmanlı. 624 yıl hükümran oldu. Bazı avanaklar, bizim sadece kaba kuvvetle, kanla, topla, tüfekle, kılıçla... hüküm sürdüğümüzü söylüyorlar. Bunlar, dünyadan habersiz yaşayan şaşkın ördeklerdir. Dünyada, zulüm üzerine kurulu bir devlet var mıdır ki değil 824 yıl 100 yıl. 200 yıl yaşayabilsin? Osmanlı, adalet üzerine, hoşgörü uzerine 624 yıl ayakta kaldı. Dünyada Türk ırkı kadar, başka milletlerin dil ve din dünyalarına karışmayan, onlara hoşgörüyle bakan ikinci bir millet yoktur. Ben, Kıbns'ta, Celâl Bayar Lisesinde iki yıl kadar Edebiyat öğretmeni olarak çalıştım. Orada, Kıbrıs’ın fethinden sonra gönderilen Padişah fermanlarını gözlerimle okudum.1570 yılında, Sultan 2. Selim Han, Kıbrıs Kadısına ve Beylerbeyine diyor ki: “Kıbrısta yaşayan gayri müslimler, ticaret hayatlarından, seyahatlerinden ve ibadet haklarından şikâyetçi olurlarsa sizi mes’ul tutarım! “

Arif Nihat Asya İhtişamı, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 351)Arif Nihat Asya İhtişamı, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 351)
ALİ ATAY, Allah'sız Müslümanlık'ı inceledi.
 19 Şub 09:45 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Esselemualeykum Merhaba
Kitap konusu; İSLAM'I YAŞAMA SORUNU
Kitabın içerisinde zaten benim inceleme-yorum yapmama gerek kalmadan, bu kitabı niçin okumamız gerektiği vurucu-uyandırıcı cümleler ile ifade ediliyor.
Kulaktan duyma, eksik-kusurlu bilgiler, karalamalar, çarpıtmalar, kafa karıştırmalar, uyuşturmalar, oyalamalar, özden koparmalar, toplum baskısı, geçim bahanesi, materyalist-felsefi-modernizm gibi hezeyan-safsatalarla dünyada Allahın kanunlarını, islami yaşantıyı, Peygamberimiz asm ın yaşantısını örnek almayı unutturan, değiştirmeye çalışan bir sistem, seküler dünya hayatı karşısında biz hakikî İslamı nasıl öğrenip yaşayacağız konularında izahlar
Kitabın okunmasını gerektiren mevzular ve bakış açıları;
1. Allah'a rağmen Müslümanlık (kendimizce-nefse dayalı-yanlış/eksik islami bilgiler yüzünden)
2. ALLAH ile sağlıklı bir iletişim ve beraberlik sağlamaya yetmeyen Müslümanlık (şuursuzluk-toplum ne der korkusu putu-İslamı özümseyememe-ilim eksikliği vb sebeplerden dolayı)
3. Sürekli dilden Allah'ı anmasına ve dini etkinlikler ya/şa/pmasına rağmen, kendisi gibi olmayanlar (gayri müslimler ve İslamı sadece sözde bilenler) üzerinde derin bir saygı ve hatta imreniş (rehber ve temsil edememek) uyandırmayan Müslümanlık türünün, Allah'ın sevdiği/istediği tarz olan Peygamberimiz asm gibi olmadığı, yani bu halimizi fark edelim, kendimizi tanıyalım, İslamı bilen kişinin yaşama-rehber olma-temsil etme vazifelerinin olduğunu bilelim, özümseyelim diye bu kitap bizim uyuşuk-gafil sadece sözde olan İslami yaşantımızı hakiki bir bakış-anlayış ve hissedişe tebdil etmek gayesini güdüyor.
4. Allahın rızasına uygun günümüz şartlarında yaşamak zor mu? (Sence-bence-topluma göre diye bir şey söz konusu değil)
5. Bilen-az bilen-yanlış/eksik bilenler için islami yaşantı hakkında şuur aşılayan bir kitap
6. Biz İslamı diğer insanlara ne kadar temsil edebiliyoruz ve kendi kendimiz islamın neresindeyiz, bu güne kadar ne kadar şuurlu yaşamışız? Gibi soruları tekrar tekrar düşünmemize kapı açıyor.
7. Hem iyi müslüman olmak, hem de çağ dışı kalmamak arasında sıkıntı (maddi-ruhsal-ikna problemleri yaşayanlar) çekenler için reçete, şuur verme izahları
8. İslam-sünnet i seniyye sadece bir nostalji-tarihi bir miras mı yoksa biz Peygamberimiz asm in yolunda daima İslamı en hakiki tarzda bu asırda da yaşamalı mıyız, yaşayabilir miyiz? Soru/n/larına izahlar

El hasıl;
Kendi izlenim ve birikimlerime göre çok kaliteli, istifadeli, şuur kazandırıcı, huzur verici bir kitaptır. Bugün İslamın yaşantısal emir-öğütlerini öğrenmek, yaşayabilmek , ikna olmak isteyenlerin okuması gerekli olan çok değerli bir kaynaktır.
Kısacası Şuurlanmak, şüphelerini izale etmek, İslama bu çağda da tutunabilip temsil edebilmek, İslamı bütünüyle yaşayabilmek ve yaşamanın daima gerekli olduğunu anlayabilmek, özümseyebilmek için mutlaka okumanız gerektiğini düşünüyorum ve mutlaka tavsiye ediyorum.
.
Saygı, sevgi, muhabbetle değerli Kari'eler

(Bununla birlikte yine İslami şuur kitapları ile ilgili tavsiyelerim; (daha sonra inceleme-yorum yapmak nasip olursa okursunuz)
1. Kafa karıştıran kelimeler R. ÖZDENÖREN
2. Müslümanca düşünme üzerine denemeler R.Ö
3. NFK İdeolocya Örgüsü (içinde İslami bütünsel bir şuur mevcuttur, muazzam bir bilgi hazinesidir)

DİNİNİZİ İYİ ÖĞRENİN, YOKSA YAŞADIĞINIZI DİN ZANNEDERSİNİZ. HZ. ÖMER RA dediği gibi bugünkü soru/n/lara izah, merhem niteliğinde bir kitap

Bakhtiyar Aliyev, bir alıntı ekledi.
28 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Dünyadan el etek çekmek...
Bu Müslümanlar dünyadan el etek çektiklerinden, gayri müslimler dünyayı yağmaladığından, insanların alın yazısı ve geleceği, ekonomik gücü kendinde barındıranların elinde bulunduğundan; ister istemez Müslümanların insani ve fikri gelecekleri başkalarının insiyatifinde olur. Bunun en gözel numunesi Hidistandır.

İslam ve Sınıfsal Yapı, Ali Şeriati (Sayfa 31 - Fecr Yayınevi)İslam ve Sınıfsal Yapı, Ali Şeriati (Sayfa 31 - Fecr Yayınevi)
Devrim, bir alıntı ekledi.
20 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Geçmişte de yoğun bir biçimde olduğu gibi bazen '' dünyadan yüz çevirme''den söz açılıyor. Şöyle ki: ''Dünya boştur, harcamalarımızı azaltmalı, aristokrasiden uzak durmalı, mümkün olduğu kadar sade yaşamalı. Eğer iki ev ile idare edebiliyorsan üçüncüsünü alma, eğer bir evle idare edebiliyorsan ikincisini alma, eğer üç takım elbise ile idare edebiliyorsan dördüncüsünü alma.'' gibi. Bunlar tekrar edilen rivayetlerdir. Hatta bunlar ayet olarak, peygamberin uygulaması ve sünneti olarak da var, yani öyle lanse ediliyordu ve bir kısmı bununla amel ediyordu. Peki,nasıl bir sonuç ortaya çıktı? Ruhbanlık, zahitlik ve dünyadan el etek çekme adıyla sapık bir sınıf türedi. Bu dünyadan el etek çekme öyle bir sonuç doğuruyor ki; ilahi nimetler ve memleket nimetleri gibi bütün nimetler züğürtlere, haylazlara, murdarlara ve gayri müslimlere kalıyor. Bu müslümanlar dünyadan el etek çektiklerinden, gayri müslimler dünyayı yağmaladığından, insanların alın yazısı ve geleceği, ekonomik gücü kendinde barındıranların elinde bulunduğundan; ister istemez Müslümanların insani ve fikri gelecekleri başkalarının inisiyatifinde olur.

İslam ve Sınıfsal Yapı, Ali Şeriati (Sayfa 31 - Fecr Yayınevi)İslam ve Sınıfsal Yapı, Ali Şeriati (Sayfa 31 - Fecr Yayınevi)

Hilâfet, müslümanlar ve gayri müslimler arasindaki işlerle ilgilidir. Kendi dininden olanlar ve olmayanlar arasindaki davalarda taraf tutarak kendi dindaşini tercih etmek, zulüm ve haksizlik yapmak söz konusu olabilir. Bundan dolayi Yüce Allah "Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayirmasin! Âdil olun!"1475 buyurmuş-tur

Isav-Imam maturidi ve maturidilik

Cahit Zarifoğlu ile ilk selamlaşmamız ... Iyi ki de selamlaşmışız . Aslında birine hediye etmek için almıştım ama nasip olmadı . Iyi ki de olmamış diyorum. :)
Sanıyorum ki bu kitap 1975 ila 1980-82 yılları arasında kaleme alınmış lakin bugünün dünyasını yazmış aslında ... Ne acıdır ki islam toplumunda tarihler değişse de yaşanan aci hep aynı hep aynı tablo ...

Bu değişmeyen tablo yazar tarafından o kadar güzel bir şekilde ve malesef acı bir gerçek gibi tasvir edilmiş ki yazıldığı zamanın ötesinde insanın yüzü kızarıyor ...

Bu hep böyle mi devam edecek ? 40 50 yıl önce yaşanmış olaylar sözde milenyum çağında aynı şekilde devam ediyor. Neden korkuyorlar bizden ( islam aleminden) ,oysa biz tarihte her millete huzur ve adalet ile yaklaşmışızdır... Islamın tebaasında yaşayan cümle gayri müslimler herdaim özgürce yaşamışlardır.

Aklıma şu soru takılıyor.

Islam alemi uyumaya devam ettiği için mi bunlar geliyor başına yoksa , batı zümresi , hristiyan , yahudi topluluğu birleşmemizden , bir olup diri olmamızdan korktuğu için mi sürekli saldırıyor???

2. Seçenek olduğunu varsayalım biz ümmeti Muhammed olarak ne zamana kadar sessiz kalacağız . ??? Fikri olan ?

Yavuz Sultan Selim Han
Yıllarca "Kardeş katili" ve "cani" olarak anlatıla gelen Yavuz Sultan Selim Hân hakkında bazı bilgiler :
4,182,000 km2 toprak feth etmiş yani Türkiye'nin 5.3 katı ki bunu tahtta kaldığı 8 yıl olan kısa bir sürede yapmıştır.

Hiç bir zaman gurura ve kibire kapılmamış Mısır zaferinden döndüğü gün olan 25 Temmuz'da kutlamalar katılıp gurura girmemek için gece yarısı Asya kıtasından Avrupa kıtasına bir sandalla geçmiştir.

Halife olduğunda adına hutbe Hakim-ül harameyn eşşerifeyn( Mekke ve Medine'nin hakimi) diye okuduğunda ayağa kalkarak "Hayır hayır Hakimül haremyn değil Hadim-ül Haremyn(haremeynin hizmetçisi) de" diyerek hutbeyi öyle okutmuştur.

Gecesini üçe bölmüştü. 1/3 ünde uyur. 1/3ünde ibadet eder Allah'ı anar 1/3ünde kitap okurdu.

Her öğünde tek çeşit yer onu da gösterişsiz tahta kaşıkla yerdi. Gösterişten Asla haz etmezdi sade bir kıyafet giyerdi . " Sen cihan padişahısın gösterişli ve heybetli olman lazım " diyen Paşalarına " Ben Allah'ın kölesiyim " derdi.

Hakkında aynı anda birden fazla yerde bulunma gibi bir çok enteresan hadise anlatılagelirdi. Gayri müslimler onun simya ilmini çözdüğünü düşünüyordu. Müslümanlar ise Allah dostu bir evliya.

Çok ağır idmanlar yapardı vücudu çok yapılıydı.

Alimlere çok önem verirdi. Hocası Ibni Kemal hazretleri ile ata binerken Ibni Kemal hazretlerinin atının ayaklarından sıçrayan çamurlar Yavuz Sultan Selim 'in elbisesine sıçrayınca Ibni Kemal mahzun oldu . Yavuz O'na dönerek " üzülmeyiniz Alimlerin atlarının ayaklarından sıçrayan çamurlar bizim için şereftir ." Diyecek ve o elbisenin kabrinin üzerine örtülemesini vasiyet edecekti.

Nereye sefer yapılacağınî son ana kadar kimseye söylemezdi . Bir sefer hazırlığı sırasında ısrar eden Paşalardan birine : sır tutar mısın paşa ?" diye sormuş Paşa'da hevesle 'Evet' deyince "Bende tutarım " demiştir. Ve mısır seferinden önce manevi bir işaret ile seferin başlaması emri ile can dostu Hasan Can'ın "Sultanım beklediğiniz işaret geldi " demesi üzerine " Bilmez misin Hasan Can biz emir olunmadıkça şurdan şuraya kımıldamayız " demesinin arkasında bir çok hikmetler vardır.

Vefat etmesine yakın hasta yatağının başında yine can dostu Hasan Can vardı. "Hünkarım galiba artık Allah ile buluşma vaktiniz geldi " deyince hiddetlenir gibi oldu :" Bre Hasan Can sen bizi bu zamana kadar kiminle sanırdın ! " dedi ve Yasin-i şerif okumasını istedi ve Yasin okunurken ruhunu rahmana teslim eyledi.

Kısaca Arif Nihat Asya'nın dediği gibi :
" Yoksa şu yaprakta Yavuz
Yoksa şu sayfada Oğuz
Biz de yoğuz, biz de yoğuz! "

Rojhilat Recep As, bir alıntı ekledi.
11 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

Hz.Ali resmi bir emirname sıfatıyla Mısır valisi Malik bin Ester'e yazdığı mektupta şöyle demiştir; halk iki sınıftır, Din'de sana kardeş olanlar (Müslümanlar) ve yaratılışta sana eş olanlar (Gayri Müslimler).

Din Sosyolojisi, Kolektif (Sayfa 441 - Grafiker Yayınları)Din Sosyolojisi, Kolektif (Sayfa 441 - Grafiker Yayınları)
emt, bir alıntı ekledi.
22 May 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Gayri Müslimler
İslam topraklarında yaşayan diğer din mensuplarının durumuna gelince; onları incitmek, sıkıntı vermek ve kötü davranmak caiz değildir.

Bana Arkadaşını Söyle, İmam GazaliBana Arkadaşını Söyle, İmam Gazali