Ezgi33, bir alıntı ekledi.
Dün 03:30 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Üzülme kardeşim bir gün öleceksin ve hepsi geçecek..

Cennete Kadar Yolun Var, Yunus OranCennete Kadar Yolun Var, Yunus Oran

BİZ ÖLÜNCE NE OLACAK?

Bu yazıyı empati yapmak için sessiz bir ortamda okuyunuz.

1- Gelecek ile ilgili ve geçmişte halledilmesi gereken bir sürü işlerimiz varken bir kaza, ani ölüm, mutad ölüm gibi bir nedenle öldük.

2- İlk iki saat içinde dost, akraba ve hasımlarımız öldüğümüzü duyacak.

3- İlk bir kaç saat en yakınlarımız, arkadaşlarımız, çocuklarımız şok geçirecek ve ağlayacaklar.

4- Cenazemizin olduğu yere, eve, hastaneye toplanacak, herkes birbirine baş sağlığı dileyecek. Ani ölümdü, çok iyi biriydi diye konuşacak, erken öldüğümüzü düşünerek bize acıyacaklar.

5- Cenazemizin techiz, tekfin işlemleri yapılacak ve aile büyükleri cenaze namazımızın kılınacağı camiyi ve mezarlığı kararlaştıracak. Sms ile herkes yakınlarına bunu duyuracak.

6- Falan... Falan sevdiğimiz dostumuz, kardeşimiz, arkadaşımız hakkın rahmetine kavuşmuştur. Başımız sağ olsun. Cenazesi yarın öğle namazı sonrası falan camiden kaldırılacak ve filan mezarlığa defnedilecektir.

7- Oturduğumuz mahalle imamına bizim için bir sela okunması rica edilecek ve hoca, mahalleye bizim öldüğümüzü duyuracaktır.

8- Cenaze namazımız kılınırken kadınlar uzak bir yerde duracak, derinden gelen ağlama sesleri ön tarafta bulunan cemaati de etkileyecek, onlar da kısa göz yaşları ile sessizce buna eşlik edecek.

9- Hoca cenaze namazımız için safları sık tutalım diyecek, artık bizim adımızı ilk olarak o kullanmayıp bizden "Merhum" diye bahsedecek. Herkes son bir kez ellerini bizim için kaldırıp cenaze namazımızı kılacak ve hoca cemaate dönerek: Merhumu nasıl bilirdiniz, hakkınızı helal ediyor musunuz? Diye soracak. Herkes, hakkını helal eden de etmeyip cemaatin huzurunu kaçırmak istemeyen de "Helal olsun" diye cevap verecek.

10- Cenaze namazı bitince cemaatin bir kısmı evine, işine gidecek, bir kısmı da dünyadaki son anımıza kadar bize eşlik edecek.

11- Cenazemiz omuzlara alınıp cenaze arabasına götürülürken annelerimizin, eşlerimizin, çocuklarımızın hıçkırıklara boğan ağlama sesleri herkesi derinden üzecek. Erkekler olmasa kadınlar cenazenin götürülmesine izin vermeyecek.

12- Kadınların büyük çoğunluğu buradan cenaze evine geçecek, bir kaç yakınımız mezarımızı görmek için gelecek.

13- Cenaze konvoyu mezarlığa sessizce gidecek. Düğün konvoyu gibi ortalığı velveleye vermese de herkesin sözü boğazında düğümlenecek, içerden içeriye kıyametler kopacak.

14- Mezarlığa gelince arabadan omuzlara taşınan cenazemiz ağır ağır mezarımıza götürülecek ve mezarın içi son bir kontrolle temizlenecek. Cemaatin tamamı gelince tedfin işlemleri de başlayacak.

15- Hoca bir taraftan yasin okurken diğer taraftan sevdiğimiz en yakınlarımız tabuttan bedenimizi çıkaracak ve kefenli bedenimizi iki metre karelik toprağa sakince yerleştirecek.

16- Yasin biterken, cenazemizin üzeri taşlar ile kapatılacak ve herkes bizim için son vazifesini yapacak, birer ikişer kürek toprak atacak. En yakınlarımız bu toprağı atarken, kirlenmekten kaçınmayacak ve mezarımız da bitmiş olacak.

17- Hoca son bir kez ayağa kalkacak ve adımızı anne adımız ile söyleyerek bize kabir hayatı ile ilgili birkaç hatırlatmada bulunacak. Hoca telkini bitirince el fatiha deyip bizimle vedalaşmanın sonunun geldiğini duyuracak.

18- Kabrimizin üzerine bir ibrik su dökülecek ve sevenlerimiz başta olmak üzere, herkes ordan ayrılacak.

19- Bazıları son bir umutla mezarımıza bakacak ve onlar da ayrılacak.

20- Öldüğümüz gibi malımız ile irtibatımız koptu. Burada da sevdiklerimiz ile irtibatımız tamamen kopacak. Artık kabirde ben, kefenim ve amellerim ile kalıverdik.

21- Kabir melekleri gelecek ve bize dünyada yapıp ettiklerimizi bir bir soracak. Rabbimizi soracak, dinimizi soracak, peygamberimizi soracak. Bu kısa sorulardan sonra namazımızın durumunu soracak, kimseyle kan davası, kin davası olup olmadığını soracak. Artık bir başımıza kaldık.

22- Kabir melekleri gelinceye kadar bu olayların hepsi bize rüya gibi gelecek. Rüyada olduğumuzu zannedeceğiz. Uyanınca rüyamızda olanları anlatacağız deriz. Ama kabir meleklerini görünce bunun rüya olmadığını o zaman anlayacağız.

23- Cenaze evinde taziyeler yapılacak, fatihalar okunacak, dualar edilecek, hatimler okunacak. İlk gün acımız onlara büyük gelse de ikinci üçüncü gün sıradan bir hale gelecek.

24- Üçüncü gün son bir oturum ile mevlit okunarak ya da dua edilerek herkes dağılacak ve cenaze evi işi de son bulacak.

25- Bir hafta içinde nüfus müdürlüğüne gidilip adımız kayıtlardan düşülecek, öldü denilecek.

26- Öldüğümüzü duymayanlar bilmeden telefonlarımızı arayacak. Ya ulaşamayacak ya da telefonu açan bizim öldüğümüzü söyleyecek. Böylece bir kaç hafta içinde herkes ölmüş olduğumuzu duyacak.

27- Nüfusta ölü yazıldığı gibi arkadaş ve akrabalarımızın telefonlarından da silineceğiz. Herkes numaramızı gördüğü gibi silecek ve telefonlardan da silineceğiz.

28- Bizden bahsedenler adımızın başına merhum, rahmetli kelimesini koyacak ve o şekilde bizden bahsedecek. Artık ünvanımız "rahmetli" olacak. Zamanla ismimizi de kullanmayacaklar. Böylece isimlerimiz de kalplerden silinecek.

29- İşte ölünce başımıza bunlar gelecek.

30- Rabbim hepimize hayırlı sonlar nasip etsin. Ani ölümden muhafaza eylesin. Kul hakkıyla ölmekten, Allah hakkıyla gömülmekten muhafaza buyursun.

Murat PADAK
Şanlıurfa Diyanet Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi

Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
14 May 10:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Biz sadece birini kurtaracağız, öteki çocuklar ne olacak Nevzat? Her gün Suriyeli çocuklar ölüyor. Belki ölümden daha kötü işler geliyor başlarına. Ne olacak bu böyle?"
İyi olacak,hepsi geçecek, dünya bir kardeşlik bahçesine dönüşecek, hepimiz mutluluk içinde yaşayacağız, demeyi çok isterdim ama artık yalan söylemeyi kendime yediremiyordum.

Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit (Sayfa 144)Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit (Sayfa 144)

Geceye not:Bu akşamı unutma!
Bu akşamı unutma sevgili ben! Unutayım deme,aksine hep hatırla.Her gün hatırla ve şükret.İnsanın mutluluktan da ağlayabileceğini hatırla.Ve bunun için ne pahalı hediyelere,ne de büyük laflara gereksinim olacağını.Öyle çok alelade görünen gecede kafanı onun dizine yaslamış bir vaziyette film izlerken ve içten içe huzurdan erirken ağlayabileceğini hatırla.Dedim ya hatırla Ve şükret.Nasıl dibe battığın zamanlarda kendine bir gün gelecek ve bunların hepsi geçecek çektiğim tüm acıların bedeli olarak çok mutlu olacağım demeni unutmadıysan aynen öyle unutma.Evet,hepimiz acı cekiyoruz.Ve ben galiba bu olayın torpilli insanıydım.Acı yarıştırmak falan değil niyetim bu yazıyı baltalamayacağım söz verdim.Cok acı çektiğim zamanlarda kendimi hep o patika yolunda eşlik edecek arkadaşım geldiğinde ona sarılıp “Ben çok yorulmuştum ama sen gelince geçti.” Diyeceğim diye teselli ederdim.Bugün mutluluktan ağlayıp sarılarak bu cümleyi kurduran hayat bence şimdi ödeştik.Yaşadıgım tüm kötü zamanlara ayrı bir minnet çünkü onlar olmasa bu an belki de bu kadar değerli olmayacaktı.Şükür bolca Ve kalbimin alabildiği kadar minnet.Sen yine de unutma söylediklerimi sevgili benliğim ve hatırladıkça gülümse!!!

Canım benim, hepsi geçecek. Ağrıların bitecek, sancın dinecek. Ama o yaranın yerini hep ezbere bileceksin.
Bil zaten, çocukluğun o senin...

Esengül E., bir alıntı ekledi.
10 May 12:04 · Kitabı okudu

"Geçecek hepsi yoldaş, kötülük bile dinlenmeye ihtiyaç duyar."

Unutmanın Genel Teorisi, Jose Eduardo Agualusa (Sayfa 79 - İlk Baskı, Nisan 2018, Timaş Yayınları)Unutmanın Genel Teorisi, Jose Eduardo Agualusa (Sayfa 79 - İlk Baskı, Nisan 2018, Timaş Yayınları)
Sadettin Olgun, bir alıntı ekledi.
09 May 03:15

Anna
....gidelim buradan.
senin masumiyetini,
bilgelik zamanlarından kalma sırları,
dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.
hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.
ölelim diyecektim az kalsın.
ölmeyelim.
hiç ölmeyelim anna.
sarılalım diyecektim az kalsın.
içimden böyle şeyler de geçiyor işte.
sarılalım, dudakların…
tamam sustum.

gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum.
şiir kalsın istersen, sadece otursak.
oturmasan da olur benimle,sadece ellerimi tut.
ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak.
yüzüme bak ama anna, yüzüme bak.
gözlerime bak, gözlerimin içine bak.
gözlerim biraz karanlık.
içinde cenkler, ayinler, kesik damarlar,
kapıları yumruklayışlar, cipralexler, turgutlar, edipler,sezailer,
siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen başağrıları, bildirilerin öfkesi,
duvarlara uzun dalmışlıklar var.

gözlerim biraz yorgun.
içinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler,
bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler…
bekleyişler anna.

köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela.
nişanlısı askerde kızlar,
kızı ölüm orucundaki baba,
babası tersanede oğul,
oğlu şizofren anne.

hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var.
ama geçecek hepsi, geçecek.
şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.
gözlerimin içine bakmaktan korkma anna.
sen adımını attığın andan itibaren
hira dinginliğine dönüşecek ortalık.

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık TufanBir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık Tufan

Yapar mısınız?
Beyler çok gerginsiniz. Biraz salıp birbirinize kızlar gibi aşkım, bebeğim deseniz bir de kalp yollasanız geçecek hepsi?

Canım benim, hepsi geçecek. Ağrıların bitecek, sancın dinecek. Ama o yaranın yerini hep ezbere bileceksin. Bil zaten,çocukluğun o senin..