• Dikkat: Hüzün barındırır
    https://youtu.be/VgINEcVSs2U
  • Lütfen 1k ya toplu mesaj silme özelliği gelsin
    yetkililer görsüüün
    Bence cidden çok faydalı olacak (en azından benim için)
  • Geçenlerde bir takipçi benim bir tacizciyi ifşa etmem üzerine mesaj atmış; rahatsız olmak istemiyorsanız profilinize foroğraf koymayın, mesajları kapatın diye. ALLAH RAZI OLSUN kendisinden engin fikir ve düşünceleri için. Demek “taciz edilir, eğitilmez, bizler akıllanmayız, kadının suratının foroğrafından bile biz taciz ederiz, siz mesajları kapatın; burası kitap, felsefe , edebiyat portalı ama siz; “YÜZYILLARDIR BİZİM NAMUSUMUZU KORUMAK İÇİN SUSTUNUZ KAPANDINIZ, AYNISINA DEVAM EDİN” dedi..

    üstün zeka ve fikirleri için kendisine alkış💐👏
  • BU SİTENİN ARTIK BİR KİTAP PORTALI OLMADIĞI SAYFAMDA GÖZÜKEN SON İLETİDEN AYYUKA ÇIKTI!!!

    YAZIK‼️
  • Kıskandırmak gibi olmasın ama...

    @CepniOkur adlı kişinin Tweetine göz at: https://twitter.com/...981050147016704?s=09

    Ged Roland Deschain Sherlock Holmes Hakan Arık Gamze Ö.

    :)))))!

    -Geçici İleti-
  • ETKİLİ ANA BABA EĞİTİMİ

    Yazar: Dr. Thomas GORDON

    Bölüm1. ANA-BABALAR SUÇLU DEĞİL AMA EĞİTİMSİZLER

    Ebeynliğin zorluğuna, kutsalligina rağmen hicbirsekilde eğitime tabi tutulmadığı ve hepimizin çaresiz kaldığı yerlerde bu kitaptaki yöntem ve becerileri öğrenip ve onları ne zaman ve hangi amaçla kullanilacagi anlatılıyor. Etkili anne baba olma eğitimi ile sorunlara çözüm sunuluyor

    Bölüm2. ANA-BABALAR TANRI DEĞİL İNSANDIRLAR
    Burda biz anne babalara sürekli tekrarlanan anne baba aynı fikirde olmamalı ve tutarlı olmalı kuralına aykırı yazar buna katılmadığını belirtmiş.
    *Etkili bir ana baba olmak için tutarlı olmak zorunda değilsiniz. Ana babaların tutarsız olması kaçınılmazdır. Tutarlı olmaya çalışırlarsa gerçekçi olamazlar.

    *Eğer çocuğun davranışını kabul edemiyorsanız, ediyor gibi davranmamalısınız. İçinizden sevgi gelmiyorsa seviyormuş gibi görünmemelisiniz. Ayırım yapmış olmamak için yapmacık kabul ve sevgi göstermek zorunda değilsiniz. (Dürüstlük). Çocuğun gerçek duyguyu anlamasıdır.

    *Eşiniz ve siz çocuklarınızla olan ilişkilerinizde ortak bir cephe oluşturmak zorunda değilsiniz.(Ana baba dan birinin yapmacık olması söz konusudur)

    *Yapmanız gereken en önemli şey duygularınızı tanımayı öğrenmektir.

    *Çocukların yaptığı ya da söylediği pek çok şeyi kabullenen (gerçekten, samimi) ana babalar kişi olarak kabullendikleri duygusu taşıyan çocuklar yetiştirecekledir.

    *Sınır koyarak yasaklayarak çocuğun davranışlarını değiştirmeye çalışmayın. Bütün çocuklar yasaklardan nefret eder.

    *Çocuklara kendi problemlerini kendileri çözmeleri için onlara fırsat tanima gerekliligi bu da etkin dinleme ile olacaktır..

    Bölüm3.ÇOCUKLARIN SİZINLE KONUŞMASI İÇİN ONLARI NASIL DINLEMELİSİNİZ?
    💥Kabul Dili ile💥

    * Bir insan bir başkası tarafından olduğu gibi kabul edildiğini hissedince o zaman bulunduğu yerden kımıldamayan,nasıl değişeceğini, gelişeceğini,farklı olacağını ve olduğundan dâhâ iyi olabileceği düşünmeye başlayacaktır.

    * Kabul, minicik bir toplumun içinde gelişip, olabileceği en güzel çiçeğe dönüşmesine yardım eden verimli bir toprak gibidir.

    * Çocuğa ne kadar çok ne olduğunu söylersen onu olur.

    * En etkili olanlar kendilerine yardım istemek için gelenlerini gerçekten kabul ettiklerini onlara iletebilendir.

    * Ana babaların çocuğu kabul etmesi başka bir şey bunu ona hissettirmesi başka şeydir. Ana babanın kabulü çocuğa ulaşmadıkça onun üzerinde hiç bir etkisi olmaz.

    * İyi bir danışman olmak için psikoloji bilgisi ya da insanların akıl düzeyinde anlamak gerekmediğini biliyoruz. Önemli olan, öncelikle insanlarla yapıcı bir şekilde nasıl konuşulacağını öğrenmektir. Psikologlar buna "terapötik İletişim” derler. (İnsanlara kendilerini iyi hissettirebilmek, konuşmaya yüreklendirmek, duygularını açıklamasına yardım etmek, korku ve göz dağı duygusunu azaltmak.)

    * Ana babalar çocuğa karışmayarak onu kabul ettiklerini gösterebilirler. Genelde babalar çocukların kendi uğraşlarına yalnız kalmalarına izin vermiyor ve ellerini çocuklardan çekmek onlara çok zor geliyor.

    * Genellikle ana babalar, terapistler ve danışmanlar tarafından “Tipik On İki" denilen sözlü tepkileri kullanırlar. Kullanmamız gereken 12;

    1) Emir vermek, yönlendirmek;

    2) Uyarmak. gözdağı vermek

    3) Ahlak dersi vermek;

    4) Öğüt vermek, çözüm ve öneri getirmek

    5) Öğretmek, nutuk çekmek, mantıklı düşünceler öne sürmek;

    6) Yargılamak ,eleştirmek, suçlamak;

    7) Övmek, aynı düşüncede olmak;

    8) Ad takmak, alay etmek

    9) Yorumlamak, analiz etmek tanı kovmak;

    10) Güven vermek, desteklemek, avutmak, duygularını paylaşmak;

    11) Soru sormak, sınamak, çapraz sorgulamak;

    12) Sözünden dönmek oyalamak, şakacı davranmak, konuyu saptırmak;

    başlıkları altında toplanabilecek cevaplardır. Bu cevapların hepsi yapıcı değil yıkıcıdır ve terapist ve danışmanlar çocuklarla çalışırken bu 12 sözlü tepkiyi kullanmazlar.

    * Sözlü iletimde 2 önemli husus vardır:

    1-) Basit Kapı Aralayıcılar

    2-) Etkin dinleme.

    Basit Kapı Aralayıcılar: Çocuğun duygularını hiçbir yaralama ve görüş beyan etmeden ve daha etkili bir şekilde aktarmasını sağlama "Anlıyorum", "Oh", "Hımm' “olur”, "Bana ondan söz et', "Duymak istiyorum", "Senin görüşün ilgimi çekiyor", "Bu konuda konuşmak istermisin bunu tartışalım", Anlatacaklarını dinlemek istiyorum" "Bana her şeyi anlatmanı istiyorum", "Bu konuda bir şeyler söyleyecek gibisin”, "Bu senin için önemli gibi görünüyor”, “Duygularını âçıklamaya hakkın var", Senden öğreneceğim, şeyler olabilir”, "Senin görüşünü gerçekten öğrenmek istiyorum .Bu tip yaklaşım sâdece çocukları değil yetişkinleri de yakınlaştırır. Temelde değerli olduğunu, sayıldığını, önemli olduğunu hissettirmek esastır.

    Etkin Dinleme: Temelde çocuktan gelen mesajı doğru çözümleyip geri gönderme vardır,yani herhangi bir şekilde kendi düşüncesini katmadan karşı tarafın ne anlatmak istediğini anlayıp tekrar geri iade etme: Bir kaç örnek:

    I-Çocuk:Bu yıl ki öğretmenimi hiç sevmedim.

    Anne baba: Öğretmeninden hoşlanmadığın için düş kırıklığına uğramışsın

    Çocuk: Evet öyle

    2-Çocuk:Yemek ne zaman hazır olur.

    Anne: Acıkmışsın. Yemeğe kadar biraz yağlı ekmek ister misin? Baba gelmeden yemek yiyemeyiz. O da bir saati bulur.

    Çocuk: İyi olur. Biraz atıştırayım. :

    ·Etkin dinleme bastırılarak unutulmaya çalışılan duyguları boşaltmaya yardım eder.

    ·Etkin dinleme çocukları ana babalarının söylediklerini ve düşündüklerini dinlemeye daha istekli yapar.

    ·Etkin dinleme topu çocukta bırakır.

    Etkin Dinlemeyi kullanmak İçin Gerekli Yaklaşımlar:

    *Çocuğun söyleyeceği şeyi duymak istemelisiniz. Bu
    onu dinlemek için zaman ayırmak istemeniz anlamına gelir.

    *O sırada yaşadığı problem konusunda yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemezseniz, isteyinceye kadar bekleyin.

    *Hisleri ne olursa olsun sizinkilerden ne denli farklı olursa olsun onun hissettiklerini gerçekten kabul ediyor olmalısınız.

    *Çocuğun duygulayla başa çıkabileceğine onların üstüne gidebilecegine,çözüm bulabileceğine tam olarak güvenmelisiniz. (Bu güveni,tam olarak çocuğun sorunlarını çözdüğünü görerek elde edeceksiniz)

    *Duyguların kalıcı değil geçici olduğunu bilmelisiniz. Duygular değişir, nefret sevgiye dönüşebilir.

    *Çocuğu sizden ayrı bir birey olarak görebilmelisiniz. Bu, "ayrı"olma durumu çocuğun kendine ait duygularının olmasına ve çevresini kendi açısından algılamasına "izin" vermenize destek olur.ayrıca bu  "Ayrılığı" yalnızca hissetseniz bile çocuğa yardımcı olabilirsiniz. Çocuğunuz sorun yaşarken onunla birlikte değil sadece onun "yanında" olmalısınız(ama karışmamalısınız)

    💥Etkin Dinlemenin Riskleri:
    Etkin dinleme kendi duygu ve düşüncelerinizi askıya alıp çocuğun duygularını dikkate alma,onlarla geri bildirim yapma ile olur buda sizin fikirlerinizin,tavirlarinizin degismesi gibi riskler getirebilir.

    Bölüm4. ETKİN DİNLEME BECERİSİNİ KULLANMAK

    *Bunun için en uygun zaman;çocuğun sorunu olduğu zamandır. Ama sorun ana-babadayken uygun değildir.

    *Etkin dinleme,sorunu olan bir kişinin kendi çözümünü bulamazsa yardımcı ,olarak güçlü bir yöntem olur. Oysa ana-babaların çoğu çocuklarının sorunlarını üstlenmeye yatkındırlar bu ise çocukla aralarındaki ilişkinin kötüleşmesine neden olur ve çocuklarına etkili danışmanlık yapma şansını kaçırır.

    Güzel Bir Etkin Dinleme Örneği

    Çocuk: Matteo  benimle oynamak istemeyecek.Benim yapmak istediğim hiçbirşeyi yapmak istemiyor.

    Anne: Matteo'ya biraz kızgınsın(Etkin Dinleme)

    Çocuk: Evet. Bir daha onunla oynamayacağım.O artik benim arkadaşım değil.

    Anne: Ona öyle kızgınsın ki onu bir daha görmek bile istemiyorsun.

    Çocuk: Doğru. Ama o arkadaşım olmazsa oynayacak başka kimsem yok.

    Anne: tek başına kalmaktan nefret ediyorsun

    Çocuk: Evet. Sanırım onunla iyi geçinmeliyim. Ama ona sinir olmamak benim için gerçekten zor.

    Anne: Matteo'yla daha iyi geçinmek istiyorsun. Ama ona kızmamak sana zor gelecek

    Çocuk: Eskiden böyle değildi, ona kızmazdım, çünkü ne istersem onu yapardı. Artık onu yönetmeme izin vermiyor.

    Anne: Matteo artık senin istedikleri kabul etmiyor.

    Çocuk: Öyle. Artık büyüdü. Ama aslında şimdi daha çok eğleniyoruz.

    Anne: Onu bu haliyle daha çok beğeniyorsun.

    Çocuk: Evet. Ama onu yönetmekten vazgeçmek biraz bana zor geliyor. Buna alışmışım. Arada bir onun istediğini yaparsak belki daha az dövüşürüz. İşe yarar mı dersin.

    Anne: Onu bazen rahat bırakmanın ise yarayip yaramayacağını düşünüyorsun
    Çocuk: Evet belki ise yarar.Bunu deneyeceğim.
    Gibi birkaç etkin dinleme örnekleri var..
    💥Etkin Dinleme Kullanılırken Sık Yapılan Hatalar; *rehberlik yoluyla çocukları yönetmek
    *kapıyı açıp sonrada yüzüne kapatmak(konuşmanın "etkin dinleme" ile başlayıp "değerlendirme" "tavsiye" "çözüm önerisinde bulunma" şeklinde ilerlemesiyle)
    *Papağanlaşan ebeveyn (duyguya inmeyip sözlere takılı kalıp tekrar ederek) (yapılması gereken "kodu yineleme" değil "duyguyu geri iletme" olmalı)
    *empatisiz dinleme
    *yanlış zamanlarda etkin dinleme(iki tarafta hazır olmali. Çocuğun yüz,ifadesinden hazır olmadığını anlasilinca yapılmamalı)


    Bölüm5. KONUŞAMAYAN BEBEKLER NASIL DİNLENİR? Onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışarak(aslında bunu tüm ebeveynler yapıyor.ağlayan çocuğa şu mama emzik kucak oyuncak verip hangisinde sustugu ile etkin dinleyerek)

    Bölüm6. ÇOCUKLARIN SİZİ DİNLEMELERİ İÇİN NASIL KONUŞMALISINIZ?

    *Çözüm iletisi göndermeyerek! "Çözüm iletileri" nelerdir; 1.emir vermek yönlendirmek
    2.Uyarmak gözdağı vermek
    3.ahlak dersi vermek
    4.öğüt vermek,çözüm önerileri sunmak..
    *"Engelleyici ileti" göndermek;  1.yargılamak,eleştirmek,suçlamak
    2.ad takmak,alay etmek,utandırmak, 3.yorumlamak tanı koymak, analiz etmek, 4.öğretmek, nasıl yapılacağını söylemek
    Peki Bunlar Ne Yapar;  -kişinin yaşamı boyunca engellenmesinin tohumlarını atar. (Su damlalarının mermeri delmesi gibi her gün kullanılan bu bastırıcı iletiler de yavaş yavaş hissedilmeden çocuklar üzerinde yıkıcı etki bırakırlar.) -Çocuklar pismanlik ve suçluluk duyarlar. -Çocuklar ebeveynlerinin tarafsız olmadığını düşünürler(yanlış birşey yapmamistim diye) -çocuklar sevilmediklerini reddedildiklerini düşünürler -çocuklar bu tür iletilere karşı koyar,değişime direnirler -eleştiriyi yansıtırlar(ama sende....diyerek) -çocuklar yetersiz olduklarını hissederler.
    💥Çocuklarla yüzleşmenin etkili yolları
    *"sen iletileri" ve "ben iletileri"

    *"Sen İletileri" ana-babanın duygularını iletmede yetersiz kalırlar.(Yapma şunu, yaramazlık yapıyorsun, daha iyi öğrenmelisin, çünkü çocuk bunları ya ne yapması gerektiği(çözüm îletme) ya da kötü olduğu (suçlama ve değerlendirme) şeklinde çözümleyecektir.

    *Ben İletileri ise çocuğun ana-babanın kabul edemediği davranışını değiştirmesinde daha etkili olduğu gibi, çocuk ana baba ilişkisi de daha sağlıklıdır. (Yorgun olduğum için canım oyun oynamak istemiyor. Akşam yemeğini zamanında yetiştiremeyeceğimden endişeleniyorum. Tertemiz mutfağımın kirlendiğini görünce üzülüyorum..

    Bölüm7. BEN İLETİLERİNE İŞLEV KAZANDIRMAK

    E. A.E. yi yeni öğrenen ana-babaların yaptığı yanlış b"Ben iletileri"
    1.kılık degistirmis sen iletisi(düşünüyorum hissediyorum gibi(becerisizsin=beceriksiz olduğunu düşünüyorum gibi)

    2.olumsuzu vurgulamayin
    3.çocuktan yetişkinden bekleneni beklemeyin
    4.patlayan vezüz(tüm kızgınlık kırgınlığı ben diyerek aktarmak.
    💥Çocuklarımıza günlük olaylarda "ders vermeye" olan isteğimiz, onlara çok daha önemli konularda ders verme şansımızı kaybettirir.

    💥Genellikle ana babaların çocuklarına olan kızgınlığı ikincil duygudur. Yani birincil duyguyu yaşattığı için ders vermek, cezalandırmak için takınılan bir tavır. Aslında kızgınlık her ne kadar gerçek bir duyguysa da daha gerçek olan bilir şey varsa insanın kendi kendini kızdırdığıdır.(AVM de kaybolan çocuğu ararken telaşlanıp korkmamiz,buldugumuzda neden yanımdan ayrıldın diye kızmamiz gibi)

    Bölüm 8.ORTAMI DEĞİŞTİREREK KABUL EDİLMEYEN DAVRANIŞI DEĞİŞTİRMEK

    1-Ortamı zenginleştirmek,

    2 Ortamı yoksullaştırmak,

    3-Ortamı yalınlaştırmak,

    4-Ortamı kısıtlanmak,

    5-Ortamı çocuğa uygun hale getirmek,

    6-Bir uğraş yerine başkasını koymak,

    7-Çocuğu ortamdaki değişikliğe hazırlamak.

    8-Daha büyük çocuklarla geleceğe yönelik düzenlemeler yapmak.

    Bölüm9. EBEVEYN-ÇOCUK ÇATIŞMALARI:KİM KAZANMALI?
      E.A.E de iki kazan-kaybet yöntemi.yöntem 1;ebeveynler kazanır yöntem2; Çocuklar kazanır.(ikisi de etkisizdir...bolum11 de kaybeden yok kuralı tavsiye edilmemektedir)

    💥Verilen işleri yapmaya yanaşmayan çocukların ana babaları, aslında işbirliği için çocuklarına şans tanımazlar. Çocuğu bir şey yapılmaya zorlayarak hiç bir zaman işbirliği elde edilemez.

    💥Ana-babalar güç ve otoritelerini kullanarak çocuğu bir şey yapmaya her zorlayışlarında kendini denetleme ve sorumluluk edinmeyi öğrenme şansını elinden aldıklarını bilmeliler.
    Bölüm1O. EBEVEYNGÜCÜ; GEREKLİ Mİ, HAKLI GÖRÜLEBİLİR Mİ?

    *Ergenler ana-babalarına değil onların gücüne isyan ederler.
    *Ana-babalar çocuklarını yetiştirirken güce dayanmayan yöntemleri kullanırlarsa çocuklar ergen olduğunda, isyan edecek bir şey bulamazlar.
    *Çocuklarını güç kullanarak eğitmeye çalışan ana-bâbalâr güçlerini düşündüklerinden de erken bir zamanda yitirme riskiyle karşı karşıyadırlar.

    *Ebeveyn gücünün çocuk üzerindeki etkileri: 1.Karşı koyma, meydan okumak, başkaldırma olumsuz davranma  2.küskünlük, kızgınlık, düşmanlık, 3.saldırı, öç alma, tokada tokatla karşılık verme, 4.yalan söyleme, duyguları saklama 5.başkalarını suçlama dedikodu yapma aldatma 6.hükmetme,zorbalik etme 7.kazanma isteği,kaybetmekten nefret etme 8.Birleşik Cephe oluşturma 9.uysallık boyun eğme 10.yağcılık 11.uyma,yaratıcılığın olmaması, yeni birşey denemekten kaçınma 12.içe dönme,kaçma,hayal kurma geri çekilme

    💥Ana babalar çocuklara kendi ana babaları onlara aynı şeyi yaptığından dolayı hükmetmek ister.

    💥Çocuklar ödüllü ve cezası bol bir ortamda yetiştirilince "iyi" görünme ve kazanma ya da "kötü" görünmekten ve kaybetmekten kaçınma gereksinimi duyabilirler. Olumlu değerlendirmeleri çok yapan ,para ,armağan türü ödülleri bol veren ana babaların evlerinde bu geçerlidir.

    💥Ödülün alandan çok alamayana zararı vardır.
    💥Çocuklar ana babasına kabul edilemez gelen davranışını değiştirebilmek için onların bu davranışla ilgili durumlarını bilmek ister. Ancak otorite kullanıldığı zaman davranışı değiştirmek istemezler. Kısaca çocuklar davranışlarının değiştirilmesini ya da kısıtlanması gerektiğini anlarlarsa bunu kendileri yapmak ve yetişkinler gibi davranışları üzerinde kendi otoritelerini kullanmak isterler.

    💥Paradoksal olmakla birlikte gerçek durum şudur; Ana-babalar güç kullanarak çocukları üzerindeki etkilerini kaybederler. Güç kullanmaktan vazgeçtiklerinde ise etkileri artar.

    Bölüm11. ÇATIŞMALARI ÇÖZMEK İÇİN "KAYBEDEN YOK" YÖNTEMİ
    Yöntem 1 ve yöntem2 nin aksine yöntem 3(kaybeden yok)  her iki tarafıda memnun eder. *Çocuk bu yöntemi uygulamaya daha isteklidir *çocukların düşünme becerilerini geliştirir *az düşmanlık çok sevgi *az zorlama *güç kullanımı gerekmez *yöntem3 otorite ihtiyacını bertaraf eder * gerçek sorunları yakalar *çocuklar için terapi gibidir.
    💥Ana baba ve çocuğun gereksinimlerinin çatıştığı bir durumda karşılaştıklarını varsayalım.

    Ana baba her ikisince kabul edilebilecek bir çözümü birlikte aramaları için çocuktan katılım ister.

    Biri ya da ikisi de çözümler önerebilir. Çözümler, değerlendirirler ve sonunda ikisine de uygun gelen birinde anlaşırlar. Hiçbiri çözüme gelmeyeceği için güç kullanarak birbirlerine boyun eğdirmeye çalışmazlar.
    insanlar alınmasında katkıları olan kararları uygulamaya kendilerine zorla kabul ettirilen kararları uygulamaktan daha çok istekli olurlar.

    💥Kaybeden yok yöntemi çocuklara karşı, büyüklere davrandığımız gibi davranması ve onların gereksinimlerini de kendilerimiz kadar önemli görmeyi öğretir.

    💥💥Kaybeden yok yöntemine bir örnek💥💥 "5 yaşındaki oğlumuz tv'deki bilim-kurgu fılmine pek düşkündü. Onları izledikten sonra kabus görmesi bizi endişelendiriyordu. Aynı saatte yayınlanan başka bir program hem eğitici hem de korkutucu değildi. Bu programı da seviyor ama onu pek tercih etmiyordu. "Kaybeden yok" yöntemiyle bu programlan dönüşümlü izlemesine karar verildi.

    Bölüm12. EBEVEYNLERİN KAYBEDEN YOK YÖNTEMİYLE İLGİLİ KAYGILARI VE KORKULARI
    *yöntem3 ebeveyn zayıflığı olarak görülür mü?Hayır!kaybeden olamayacağı için iki taraf içinde olumlu bir durum ortaya çıkar yok bir taraf ağır basıyorsa yöntem1 yada yöntem2 hala devam ediyor demektir. 
    *Yöntem3 çok zaman alır mı? -bazen Evet ama bu çatışma için ayrılan zamandan çok daha azdır aslında ;)
    * ebeveynler daha deneyimli oldukları için yöntem 1i kullanmaya hakları yok mu? Çocuklarımın saygısı yitirir miyim? -Ana babalar da yetenek ve bilgilerini ortaya koyarak çocuklarının saygılarını kazanabilirler.(dayatmadan)

    Bölüm13. "KAYBEDEN YOK" YÖNTEMİNE İŞLERLİK KAZANDIRMAK

    Kaybeden yok yöntemini başarı ile başlatanlar; önerileri ciddiye alarak oturup çocuklarına bu yöntemi ayrıntıların ile anlatan ana babalardır.

    💥Kaybeden yok yönteminin 6 basamağı:

    1- Sorunu tanımlama

    2- Olası çözümler üretme

    3- Çözümleri değerlendirme

    4- En iyi çözüme karar verme

    5- Kararın nasıl uygulanacağını belirleme

    6- Değerlendirme için çözümün uygulanışını izleme

    💥Kabul edilebilir bir çözüm bulunamaz ise gerekirse ikinci toplantı veya daha çok çaba gösterme ısrar etme (çözüm bulmamız için başka yollar olmalı).

    💥Alınan kararları birlikte uygulama ceza gerekirse ana babalara da ceza verme.

    💥Kaybeden yok yönteminde ana babalar çocukların kararı yerine getireceğini ummalıdırlar.(güvenmeli)

    💥Çocuklar arasındaki çatışmada da kaybeden yok yöntemi uygulanabilir.

    Bölüm14. ANA/BABA "İŞTEN ATILMAKTAN" NASIL KURTULUR?

    *Çocuklar ana babalarını çok sık işten atarlar. Ergenlik çağına erişince anne ve babalarını defterden siler, onlarla olan ilişkilerine son verirler. Oysaki çocukların karşı geldikleri esas şey büyüklerin kendileri değil, onların
    özgürlüklerini ellerinden alma çabalarıdır. *Onları değiştirme ya da kendi kafalarındaki kalıba sokma çabalarına, bezdirmelerine kendi doğru yanlışlarına göre davranmaya zorlamalarına isyan ederler.
    *Ana-babalar çocuklarına değerlerini baskı yaparak değil, onlara uygun yaşayarak öğretebilirler. *Kuvvetle inanıyorum ki, bugünün gençlerinin yetişkinlerin değerlerinden çoğunu reddetmelerinin başlıca nedenlerinden biri, yetişkinlerin dediklerini yaptıklarıyla geliştiğini fark etmeleridir. (Söyleyerek değil yaparak örnek olun)

    Bölüm15 EBEVEYNLER KENDİLERİNİ DEĞİŞTİREREK ÇATIŞMALARI NASIL ÖNLEYEBİLİRLER? Şu sorulara doğru cevabı buldugumuzda; 1.kendimden ne kadar hoşnutum? (Kendinizi daha çok kabul edebilir misiniz?
    2.onlar kimin çocuklari?
    3.çocuklari gerçekten seviyor musunuz yoksa belirli tip çocukları mi seviyorsunuz? 4.tek doğru olan sizin değer ve inançlarınız mi? 5.oncelikli ilişkiniz eşinizle mi? 6.ebeveynler tavirlarini degistirebilir mi?
    Bölüm 16.ÇOCUKLARIN ÖTEKİ EBEVEYNLERİ  büyükanne,büyükbaba, çocuk bakıcıları, öğretmenler, okul müdürleri, danışmanlar,antrenörler.....   Veee kitabın son kısmı ise;etkin dinlemeyi, duyguya yönelmeyi, ben iletileri göndermeyi kavramış miyiz bakalım diye küçük testler le kitap biterrr
  • 144 syf.
    "Bazı acılar vardır.Geçtiğine siz bile inanırsınız ama geçmez.O sızı hiç dinmez ve bir yerlerde gizlenir kalır "

    Mehmet Hocam'in kitap çıkarma uğraşısından habersiz bir şekilde yaklaşık iki ay önce yukarıdaki alıntıladığım cümleyi ileti olarak paylaşmasına tesadüf edince 'Bir roman yazsam,giriş cümlesi bu olurdu belki de...' yorumuna karşılık olarak 'yazmalısınız muhakkak Hocam ' demiştim tabiki bu satırların yazarın bağrında saklı birer tohum misali şimdilerde yeşerme vaktinin gelerek bahar yağmurları misali kalbime de hüznünü taşıyacağından bihaber...Çünkü bu sözün acılığı; yaşanmışlıkların,çekilenlerin üstünü örtmeye maalesef yetmiyordu,acı geçse bile onun bıraktığı o derin tesirler yerini bulunca ince ince sızlamaya devam ediyordu.Zaman uyuşturuyordu belki ama yazarın da ifade ettiği gibi bir hatıra,bir manzara,bir selam,bir tebessüm,bir hasret uyandırıyordu kalbinde sarıp sarmalamadığın, en kıymetli hislerinin yanında kederini de beraberinde bırakarak...

    Cengiz Aytmatov'un;
    "İnsan için en zoru, her gün insan olmaktır." sözünü eserinde baştacı eden yazar dili,rengi,ırkı vs.ne olursa olsun hiçbir insanın üstünü çizmeden, en kıymetli şeyin 'insan olmak' olduğunun altını çiziyor kez be kez ...İnsanın en temel hakları elinden alınmamalı;savaşlar, zulümler ve de haksızlıklar uğruna hikayeler yarım bırakılmamalı.Acıya kalplerde geniş yer açmamalı.Mutluluk hayatla beraber adım atmalı, geride hele hele kursakta hiç kalmamalı diyor adeta yazar.


    Ancak hayat bu ya nelerle karşılaşacağımız hiç belli olmaz.Her zaman söylerim, kimsenin hikayesine tam olarak vakıf olamayız.Ondan dolayı da 1k ahalisi olarak kimimiz samimiyetsizlikten,vefasızliktan bir kaçış olarak,kimimiz ise yalnız kalmak ihtiyacından,kimimiz kabuğuna cekilme misali içini boğan kederlerinin düğümünü çözmek uğruna satırlara sırtını yaslayarak kalbinin teselli bulacağı ümidi ile vs.gibi sebeplerden kitaplara sığınırız.Bir yönüyle yaşamdan kaçıstır kitaplar, fantastik bir dünyanın kanatlarıyla geçici bile olsa huzuru yakalayarak.Bir yönüyle hüznünü sayfaların arasına gömmek, acısını dindirmektir.Kimisi için de sayfalarla adeta oyun oynayarak butik dünyasına renk katmak, anını şenlendirmek,gününü tamamlamaktır.

    Mavi otobüs de içinde geçici olarak duracağımız, aynı gemide yolculuk yapacağımız fani dünyamız misali kavgalarımız, karsilasmisliklarımiz ,tevafuklarımız, hikayelerine tanık olmuşluklarımız bunun yanında uzaktan el sallayarak yolcu ettiğimiz biri gibi,bir o kadar hikayesine uzak olduklarımızdan,uzak durmak istediklerimizden ibaret yola düşen birer gölge aslında.Eserde kimisi hazin,kimisi yürek burkan,kimisi ümitvâr,kimisi hayatın gırgırında Bosna'dan, Samsun'a varan hikayeler ...

    Eserde iyilik, adalet,an'ın kıymetini bilmek,özgürlük ondan da önemlisi 'insan olmak' gibi bizim ağız ucuyla ezbere sıraladığımız evrensel değerlerin içini doldurmuş yazar bizlerdeki karşılığını yeniden yoklayarak, tanımını değiştirerek.
    Hakikaten mazimize bakınca çok da uzağa gitmeden bile sukredecegimiz ne çok nimet var.Özellikle ülkesinden savaş,zulüm vs. sebeplerden hayat hakları ellerinden alınmış, canları, ruhları darp edilmiş mültecileri, mazlumları düşününce ve de onlara reva görülenleri düşününce üşüdüm sıcacık vatanımda...İncindim onlarla birlikte, gözyaşlarıma hakim olamadım.Rabbim kimseyi vatansız bırakmasin.Garip olmak her yönüyle düşünüldüğünde meğer ne zormuş.

    Aşırı empati sendromu diyor ya yazar işte onun bi'nebzesi bile yüreğimi altüst etti.Hikayeleri sadece ve sadece kısa süreliğine misafir etmek bile ağır geldi yüreğime.


    İyi ki bu eserin ismi "Yola Düşen Gölgeler" olmuş ilk düşünülen 'Mavi Otobüs' isminden daha çok sevdim.Ayrıca bu isim tam manasıyla bu eserin karşılığı,hakkını tamamıyla vermiş noksanlık bırakmadan.Aymatov sevdalısı bir yazarın eseri elbette ki nasibini alacaktı mest olduklarının kaleminden oksijen yudumlayarak :))

    Yazarın okuduğum bu üçüncü eseri diyebilirim.Ve itiraf etmeliyim bu eseri daha çok sevdim.Ne yalan söyleyeyim kitabın İlk 60 sayfasına gelene kadar otobüsteki yerimi yadırgadim.Bir an için yanlış otobüse bindiğimi bile düşündüm :)) Sonra defalarca biletimi kontrol ederek, tayin ettim kalbimin yerini hikayelerin akışına bırakarak.Ama Bosna'da Aida ile parcalandim, dostların sessizliği ile sağır oldum.Matbaaciyla hasret bir bicak gibi delip geçti yaramı yeniden kanatarak.Ne çok his bırakmış bu eser üzerimde.Otobuse binerken ve de indikten sonra farklı bir bakış kazanarak hayat yolculuguma devam ediyorum şimdilerde işte :))

    Daha ilk sayfalarda yazarın biyografisini okurken ait olması gereken yerin,Samsun'un, çığlığını isittim sayfalara tutunup yaklaştıramasam da.Gurbet saray olsa bile gecedir kimisine.Bana da öyle.Ve taktir ettim ne mutlu evlatlarına ki böylesi hassas bir yüreğe sahip babaları olduğu için.Hatıralara yabancı kalmadığı ve de yüreğimize taşıdığı için.
    Yolunuz açık olsun ...
  • Bugün altı tane karam yedim .kendimi çikolata gibi hissediyorum 😅😅napayim ama karam benim mutluluk sebebim resmen .karami seviyorum .bana karam alan kişilere bayılıyorum resmen 😅😅.
    Not : karam almak isteyenlere asla hayır demem 🌼✔
  • Hakikaten kendinizi tanıyor musunuz? Yani kim olduğunuzu , hedefinizin ne olduğunu,neyin sizi mutlu edebileceğini, neye gerçekten sinirlendiğinizi , hangi durumlarda bencil ,hangi durumlarda vefakar olduğunuzu ,doğrularınızı, hatalarınızı, hangi yolda yürüdüğünüzü ve daha önemlisi kim olmak istediğinizi biliyor musunuz?
    Hayatlarınıza insanlar alıyorsunuz.Ya da almak için bi adım atıyorsunuz. Ve bu insan-lar için sizi siz yapan bütün olgulardan vazgeçebiliyorsunuz. Daha kötüsü bunu hiç sorgulamadan yapıyorsunuz. Ve aynı (kişisel) saygısizlıği karşınızdakinden de bekliyorsunuz. Ve bunu "sevgi" adı altında yapıyorsunuz.
    Ee çünkü sevmek fedakarlık ister değil mi ? Peki fedakarlık nedir? Birini hayatınızın merkezine oturtup bütün doğru ve yanlışlarınızı, bütün hedeflerinizi o doğrultuda yenilemek midir ? Eger bunu yapmazsaniz bu dostluk -ilişki yürümez mi? Bu durumda sorgulamanız gereken daha önemli bi şey var . Sizin hayatınızın merkezine aldığınız kişi , sizi tam olarak kendi hayatının neresinde tuttuğu? Neden sizi olduğunuz gibi değil de değiştirerek sevmeyi kabul etti?
    Bakış açımızı değiştirelim. Herkes kendisi olsun . Gerçekten olmak istediği kişi olsun , giymek istediğini giysin, yapmak istediğini yapsın ve mutlu olsun . Bu şartlar altında yapılan fedakarlıklar bi depresyon olarak dönmez bence. Eğer merkezde kendimiz olursak ve mutlu olursak kolaylaşacak bazı şeyler . Demem o ki kendinizi sevin ;))
    Canım Ceyd seni seviyorum galiba..umarim..inşallah😜
    Çok da sevmeyin sonra şımarık biri olup çıkabilirsiniz;))
  • Şuradaki jüri ye bir "odun adam " çizelim :)
    https://youtu.be/WV0jT1Do6NQ :)
  • Arkadaşlar merhaba, Doğan Cüceloğlu'nun "Geliştiren Anne-Baba" kitabına dair acil olarak bana bir epub ya da pdf linki atabilecek olan var mı acaba? Şimdiden teşekkürler :)
  • Merhaba arkadaşlar,
    Dün öğleden sonra Antalya'nın kavurucu sıcağı kadar sıcak bir buluşma gerçekleştirdik. Mekan konusunda bazı tereddütlerimiz olsa da yeni bir grubuz ve gelişimi birlikte sağlayacağız maksat tanışmak olsun diyerek, şehrin ulaşım açısından en kolay noktası olan Markantalya Kahve Dünyası'nda bir araya geldik. Şu anımızı da şöyle bırakayım:
    https://i.hizliresim.com/r1NOqP.jpg

    Fotoğraf üzerinden katılımcılarımızı da anmış olalım;
    Sağ başta https://1000kitap.com/bircikolatabirkitap ve eşi Orhan;
    Ahmet Y ve Hasan Erol ;

    Sol tarafta Hakan S. ; €sra D. ; Sahra ve ben Meltek :)
    Ve tabii maalesef fotoğrafta görünmeyen; geçici süre Antalya'da olup da kıymetli zamanından bize de ayıran A.Rahim Kara ve bir sonraki buluşmada daha da uzun süreli vakit geçirmeyi temenni ettiğimiz Ayşenur :)

    Bu ay okuduğumuz kitap Bye Bye Türkçe idi. İlk buluşmamızda katılım az olmasından dolayı kitabı okuyan kişi sayısı sınırlıydı ama yine de herkesin fikir beyan edebildiği bir konu olduğu için bol miktarda konuşma sağladık. Öncelikle bir tanışma faslından sonra kitap hakkında konuşmaya başladık. Elbette hepimizin kendince farklı fikirleri olsa da kitap hakkında ortak olarak; birçok noktada haklı olsa da ifade ediş şeklinde bir sıkıntı olduğu bu da fikirlerini gölgede bıraktığı konusunda karar kıldık. Genel olarak verimli bir konu oldu, farklı açılardan baktık ama hep aynı noktaya vardık. Toplumun en temelinden bir bilinçlendirme şart :)

    Fikir kitapları hakkında konuşmak faydalı olsa da biz bir edebiyat grubu olarak sonraki buluşmalarımızda edebiyat hakkında konuşmak istediğimize karar verdik ve rotamızı elbette Türk Edebiyatı'na çevirdik. Türk Edebiyatı'nda gözden kaçırdığımız birbirinden değerli isimler olması konusunda ortak bir yaramız olduğunu fark edip el birliği ile bu konuda bir şeyler yapmaya karar verdik ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü okumaya karar verdik. Anlayacağınız, müthiş keyifli bir buluşma bizi bekliyor olacak önümüzdeki ay. :)

    İkinci buluşmamızda güzel bir sayı topladık ve sonraki buluşmalarda artarak devam edeceğine inancımız sonsuz. Ben kendi adıma, çoğunluğu ilk kez görmüş olmama rağmen tanıdık hissi uyandıran her arkadaşa katılımları için gönülden teşekkürü borç biliyorum. Çok keyifli bir gün geçirdim.

    Bir sonraki buluşma için tarih ve yer bilgisi için ayrı bir ileti açılacaktır, bilginize. Yolu Antalya'ya düşen, buralarda olan herkesi bekliyoruz! Keyifli günler :)
  • Canım 1000kitap sakinleri :) Bir de hiç sakin olmayan arsızları bu ileti size :/

    Bu siteye katıldığım tarihten itibaren sadece o tarihten sonra okuduğum kitapları ekledim. Elimden geldiğince güzel incelemeler yapmaya çalıştım alıntı konusunda da ileti konusunda da kendimi ilerletmeye uğraştım bu siteyi hep ciddiye aldım takip ettiğim her insan gibi.. Yanlışlarım elbet olmuştur ama asla okumadığım kitabı okumuş gibi yapmadım misal Uçurtma Avcısı kitabındaki alıntının altına Küçük Prens 'i yapıştırmadım. Amacım burada aşk acımı paylaşmak sevgili bulmak olmadı (ilk kayıt olduğum zaman bekardım :)) amacım okuduklarımı paylaşmak bilgilenmek ve bilgilendirmek oldu. Çok bilgilendim çok iyi insanlar tanıdım arkadaşlıklar kurdum etrafımda olmayan oldukça kültürlü açık fikirli sohbet edebileceğim dostlar tanıdım. Hepsine teşekkür ediyorum . Bütün bunları yazmamın amacı saçma sapan alıntılar, siteye yakışmayan basit ve ucuz iletiler, en önemlisi seviyesiz mesajlar.. Sizden kurtulmak için biz böyle eşlerimizle ya da sevgililerimizle fotoğraf koymak zorunda değiliz ya da hiç fotoğraf koymamak ! Siz seviyeli olmak zorundasınız ! Her önünüze gelene mesaj atacağınız yer burası değil ! Ben aşağılamaktan bıktım ama usanmayacağım !! Bilin. Neyse sabah sabah çok gerildim verdiğim geçici rahatsızlıktan ötürü özür diliyorum lütfen herkes amacına uygun platformlarda bulunsun ! iyi sabahlar dilerim.