• Bekliyorum
    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Ellerimde koparmaya çaıştığım zincirlerden kalma yara izleri
    Yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
    Gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
    Yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
    Hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
    Hiç biri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
    Hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
    Hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
    Hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.

    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Sessizce ağladığım anları kimse çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüştürememiş olsun.
    Ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun, gezinse bile.
    Dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiç bi ad'a yeterince.
    Yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane.
    Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
    Sevmediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
    Yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.
    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...

    Orhan Veli Kanık
  • Bekliyorum.
    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Ellerimde koparmaya çalıştığım zincirlerden kalma yara izleri,
    Yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
    Gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
    Yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
    Hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
    Hiçbiri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
    Hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
    Hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
    Hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.

    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Sessizce ağladığım anları kimse çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüştürememiş olsun.
    Ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun, gezinse bile.
    Dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiçbir ad'a yeterince.
    Yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane.
    Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
    Sevmediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
    Yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.
    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...

    Orhan Veli Kanık
  • Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
    Hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
    Hiçbiri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
    Hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
    Hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
    Hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.
  • 400 syf.
    "Geçmişte her ne olduysa hikaye tam onun üstüne yazıldı. Hikaye, hakikat haline geldi."
    Çarpıcı, tamamen gerçek, sıradışı diyemeyeceğim hemen her gün çevremizde, dünyamızda sıkça yaşanan ve engellemeye, yok etmeye gücümüzün bir türlü yetmediği bir "pedofili" hikayesi...
    Yazar bizzat kendi çocukluğunda başından geçenlerle çağa damgasını vurmuş Ricky Langley'in pedofili ve cinayet hikayesini içiçe geçmiş bir şekilde anlatmış. İnternetten yapılan araştırmalarda bu katilin, çocuk tecavüzcüsünün fotoğraf ve videolarına ulaşmak mümkün...
    Hukukun yine üzerine düşeni 'tam olarak' hakkaniyetle yapmadığı, bir şekilde bazı gerçeklerin çarpıtıldığı, okurken sinirlerinize hakim olmakta zorluk çekeceğiniz ama bir o kadar da bu gerçekleri duymanız duyurmanız gereken, okuması sabır isteyen bir kitap.
    Yazar Alexandria Marzano-Lesnevich, hukuk eğitimi aldığı için, yazılanlar kayıtlara, belgelere dayanıyor. Öznel olan şey tabi ki incinmiş bir kız çocuğunun duyguları...
    2017'de yazar tarafından yazılıp 2018'de Türkçeye çevrilen bu kitap, ileride adından sıkça söz ettirecek, ettirmeli... Gizlediğimiz aile içi çarpık ve mide bulandıran hikayeler, hatırlanmak istenmeyen çocukluk anıları bizi bu gerçekle yüzleşmeye, kendimiz yaşamamış olsak da bunu yaşayan insanlarla empati kurmaya yardımcı oluyor...
    "Geçmiş neredeyse oraya gitmeye kararlıyım. Böylece belki onu geride bırakabilir, eve çıkan yolu bulabilirim..."
    Eve dönüş yolunu bulmanız umuduyla... Alexandria Marzano Lesnevich Bir Bedenin Gerçeği
  • Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Ellerimde koparmaya çaıştığım zincirlerden kalma yara izleri
    Yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
    Gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
    Yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
    Hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
    Hiç biri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
    Hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
    Hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
    Hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.

    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    Sessizce ağladığım anları kimse çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüştürememiş olsun.
    Ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun, gezinse bile.
    Dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiç bi ad'a yeterince.
    Yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane.
    Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
    Sevmediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
    Yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.
    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...
  • öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    ellerimde koparmaya çalıştığım zincirlerden kalma yara izleri
    yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
    gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
    yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

    öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
    hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
    hiçbiri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
    hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
    hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
    hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.