• Çocukluk ve ilk gençlik yılları, insan yaşamının mucizelerle dolu dönemleridir, daha sonrası o dönemlere nasıl inandığımıza dair hayal kırıklıklarını tamir etmekle ve o dönemki saflığımızı özlemekle geçer
  • 22 Aralık 1930′da Doğu Kürdistan’ın Urmîye kentinde doğan Ebdulrehman Qasimlo, ilköğrenimini doğduğu yerde, ortaöğrenimini ise Tahran’da yapmıştır. 15 yaşında Yekitîya Ciwanên Demokratên Kurdistan (Kürdistan Demokrat Gençlik Birliği) adlı gençlik hareketinde çalışmaya başlamıştır. 18 yaşında  iken, yüksek öğrenim için önce Fransa’ya, ardından da Çekoslovakya’ya gitmiştir. Uluslararası Prag Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirmiş ve aynı üniversitede Sosyoloji alanında yüksek lisansını tamamlamıştır


    Aydın duruşu ve entelektüel birikimiyle Avrupa’daki Kürt hareketinin temsilcilerinden biri olan Qasimlo, 1952′de Dr. Mihemed Museddiq’in çağrısı üzerine Kürdistan’a dönmüş ve İran’daki Rıza Pehlewî rejimi karşıtı Kürt mücadelesi içerisinde yer almıştır.

    1952′de ünlü İngiliz edebiyatçısı ve filozof Helen Krulich ile evlenmiş ve Mina ile Hewa adlı iki çocuğu olmuştur. 1958′de tekrar Avrupa’ya giderek 1962′de
    Ekonomi ve Sosyal İktisat alanında doktorasını tamamlamıştır. Bu yıldan itibaren Prag Üniversitesi’nde Kapitalist Ekonomi, Sosyalist Ekonomi ve Ekonomi Teorisi dersleri verdi.1970′te Irak’ta Güney Kürdistan’a otonomi verilmesi üzerine Mele Mustafa Barzanî’nin davetiyle bazı düzenlemelerde bulunmak üzere Kürdistan’a gitmiştir.

    1973 yılında Kürdistan Demokrat Partisi-İran’ın genel sekreterliğine seçilmiş ve 1975 yılında Avrupa’ya dönmüştür. 1976-1978 yılları arasındaysa Paris’te Sorbon Üniversitesi’nde Kürt Dili ve Kürt Kent ve Ekonomi Kültürüdersleri vermiştir. 1979 yılında İran’da halk devrimi sonrası Şah’ın ülkeyi terk etmesi üzerine Doğu Kürdistan’a giden Qasimlo, burada Kürtlere özerklik verilmesi için çalışmalarda bulunmuştur. Uzmanlar Meclisi’nde de görev alan Qasimlo İranlı yetkililere Kürt haklarının tanınması ve özerklik verilmesi için memorandum(sözleşme) sunmuştur

    Molla Ruhullah Hümeynî’nin kurduğu İslam Cumhuriyeti de Kürtlere karşı daha önceki iktidarlar gibi davranınca Kürdistan Demokrat Partisi yine bir Kürt örgütü olan Komela ile birleşerek İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı silahlı mücadele başlatacağına dair ihtarda bulunmuş ve sorunun masada çözülmesi gerektiğini, çözüm için muhatabın Kürt örgütleri olduğunu deklare etmiştir. Bu girişim üzerine Hümeynî, 19 Ağustos 1979 günü, İran devlet televizyonunda Qasimlo için ‘Allah’ın düşmanı’ dedi ve Kürt halkına karşı cihad ilan ettiğini açıklamıştır. Aynı saatlerde İran Hava Kuvvetleri tarafından bazı Kürt yerleşim birimleri bombalanmış ve Kürt şehirlerinde sıkı yönetim ilan edildiği duyurulmuştu. Qasimlo arkadaşlarıyla birlikte gerilla birlikleri oluşturarak Kürdistan dağlarına çekilmiş ve 1988 yılına kadar Kürtler ve İran ordusu arasındaki çatışmalar bitmek bilmemişti.

     

    İran ordusunun 1988′de Irak’a yenik düşmesi üzerine İran yetkilileri Kürtlere müzakere önerisinde bulundu. 28 Aralık 1988′de İran, Qasimlo’ya Viyana’da bir görüşme önerdi. 28-30 Aralık 1988 günleri yapılan müzakereler sonucu İran, Kürt özerkliğini prensipte kabul ettiğini bildirdi ve toplantılara 20 Ocak 1989′da devam etmeyi karara bağladı. Fakat sonraki toplantılarda İran sertleşen bir tutum sergileyince Qasimlo görüşmelerden çekildi..

    Dr. Ebdulrehman Qasimlo, Haziran 1989′da Sosyalist Enternasyonal Toplantısı’na katılmak üzere Avrupa’ya geldi ve burada İran yönetiminin ‘yeniden diyalog’ önerisiyle karşılaştı. Qasimlo öneriyi kabul etti ve ilk toplantı 12 Temmuz’da yine Viyana’da yapıldı. 13 Temmuz’da toplantının ikinci gününde Dr. Ebdulrehman Qasimlo müzakere masasındayken kısa mesafeden sıkılan üç kurşunla öldürüldü. Bu olay sırasında Qasimlo’nun iki yardımcısı, Dr. Fazil Resûl ve Ebdullah Qadirî Azer de öldürüldüler. Avusturya Hükümeti aynı gün İran Hükümeti’ni doğrudan suçlu ilan ettiyse de açılan dava aradan onyıllar geçmesine rağmen sonuçlanmadı. Avrupa basınının verdiği bilgilere göre 13 Temmuz’daki toplantıya İran adına Haci Mistefa Lacwerdî, Muhammed Caferî Şahrûdî ve Emir Mansur Bozaryan katılmıştı ve suikastın planlayıcısı bir dönem İran İslam Cumhuriyeti Devlet Başkanı olan ve o tarihte İslam Devrimi Muhafızı olan Mahmud Ahmedinecat’tı.

    Kaynaklar
    -- Kürdistan Cumhuriyeti İran’da Kürt kimliğinin oluşumu
  • * Gençlik, hayatın belli bir ԁönemi ԁeğilԁir. Gençlik, bir iraԁe şekli, bir hayal özelliği, cesaretin korkaklığa, macera hevesinin rehavete boyun eğԁirmesiԁir. Hiç kimse belli yılları olԁurmakla ihtiyarlamaz. İnsanlar iԁeallerini kaybeԁince ihtiyarlar. Seneler ancak cilԁi buruşturur, ama heyecanını yitirmek ruhu buruşturur. (John Lewis)
  • Hayatimda okudugum ikinci Orhan Pamuk kitabi oldu. Ilkini yaklasik 15 yil evvel okumustum, konusu ve icerigi aklimda kalmamis olsa da gozumun onunde hala kitaptan sahneler gelir ara ara. Ama o kitaptan nasil etkilendigimi, orhan pamuk'u ne kadar zeki buldugumu, ne kadar iyi bir gozlemci, iyi bir kurgucu, ve kelimelere can katabilen mukemmel bir edebiyatci oldugunu dusundugumu hic unutmadim.
    Ve 15 yil aradan sonra okudugum ikinci Orhan Pamuk kitabi, Sessiz Ev. Yazar hakkindaki 15 yil evvelki goruslerim hala ayni...

    Kitap 1970-80'ler (sanirim) doneminde 3 kardesin, babanelerinie yaptigi 4-5 gunluk bir sureci anlatir. Ama bu surecte babanenin 1900'lerin basindan beri olan hayat hikayesi, Osmanli'nin son donemleri, Cumhuriyet'in ilk yillarindan 80'lerin siyasi yapisina kadar olan surec okuyucuya cok basarili bir sekilde aktarilir.

    Ozellikle karakterler cok basarili. Her donemdem her fikri, dusunceyi, akimi temsil eden birer karakter mevcut.

    Son olarak sunu da belirtmem gerekir ki, ilk genclik yillari icin, ve yazildigi donemi dusundugumuzde oldukca cesur bir kitap. Ozellikle Selahattin gibi, Jose Saramago kitaplarinda bile gormeyi basaramayacagimiz ateislikte bir karakteri bir Orhan Pamuk kitabinda gormek, ve bu karakterin, toplumun yaklasik yuzde doksanlik kesimini bu kadar elestirebildigini gormek beni gercekten sasirtti. Ilk ciktigi donemlerde nasil tepki aldigini gercekten merak ediyorum.
  • Hani delicesine sevdiklerin
    Hani o dostlar sevgililer nerde
    Nerde çocukluk yılları, gençlik hayalleri
    Gel de çekinmeden bak aynalara
    Boşa giden ömrüne yanma gel de..
    İnsanlari sevdin de ne oldu
    Yüreğin aşka düştü başın derde
    Aman vermez kederler içindesin
    Gel de bu şehirde dur artık
    Başını alıp kaçma gel de
  • Bana kitap okumayi sevdiren ilk kitabim. Cok uzun yillar once okuduğum ve kitap okumayi alışkanlık haline getirdigim hayatimda ilk baslangicim. 15 yasinda ki serranin
    hayatını anlatan uzun bir günlük serisi. O zaman
    ben de 15 yaşındaydim beraber buyuduk serra karekteri ile İpek Ongun genclik serisinde benim hep beğendiğim yüzümü okurken güldüren ve hüzünlendirip hatta karekterlerin yerine kendimi koydurtup heyecanlanlanmama sebep olan bir yazar. Bence herkes bu seriyi okumali. Okul yillari arkadaslik ve ask üzerine kurulmus guzel bir kitap serisi