Kocasına aşık bir kadın, bir adam ve bir hizmetçi etrafında oluşan bir olay örgüsü. Üç kişinin ayrı ayrı kendi bakış açısıyla anlattığı, okuması keyifli ve akıcı bir kitaptı. Bazen hayatta, bazı şeylerin, "İşin aslının" farklı olduğunu, bir insanın gerçekte içinden neleri geçirdiğini ve neyi ne için yaptığını anlamanın olanaksız olduğunu gözler önüne seren bir kitap. Bunların yanı sıra toplumdaki burjuva ve alt sınıf dediğimiz tabakaların farklılıklarından net bir şekilde bahsediyor.
Sahi gerçek sevgi diye birşey var mı?
En sevdiğim alıntısı;
" Günün birinde uyandım, yatağımda doğrulup oturdum ve gülümsedim. Artık en ufak bir acı çekmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediğimiz ve umduğumuz şey yok. Kusursuz insan diye bir şey yok ve o mutluluk veren, harikulade tek adam aslında hiç var olmadı. Sadece içlerinde ışık kadar moloz da olan insanlar... "