2017'de Okuduğum En Kötü Kitaplar
Aynı zamanda boş, saçma ve gereksiz kitaplar;
(Liste bayağı uzun,)

*Elle Kennedy - Hata
*Jennifer L. Armentrout - Kimi Seçtiğine Dikkat Et
*Lauren James - Bir Sonraki Hayatımız
*J. S. Cooper - Aşık Rheet
*Rainbow Rowell - Fangirl
*Veronica Rossi - Sonsuz Gökyüzünün Altında
*Claire Wallis - Dalgalar
*Jennifer L. Armentrout - Lanetli
*Meg Rosoff - Beni Gitmiş Say
*Andrew Shvarts - Asil Piçler
*Adam Silvera - Az Biraz Mutlu
*Claire Contreras - Karanlıkta Işık Aranmaz
*Jennifer L. Armentrout - Sonsuzluğun Sonuna Dek
*Elizabeth Hoyt - Günahkar Aşık
*Christina Lauren - Günahkar Yabancı
*Maggie Stiefvater - Ürperti
*Gena Showalter - En Karanlık Fısıltı
*Joelle Charbonneau - Test
*Georgia Cates - Acıtan Güzellik
*Georgia Cates - Adanmış Güzellik
*Samantha Young - Sığ Sularda Kaybolan
*Françoise Sagan - Günübirlik Acı
*Alwyn Hamilton - Çöllerin Asisi
*J. A. Redmerski - Sarai (ilk sıraya bunu koymalıymışım gibi geliyor)
*Claire Contreras - Kağıttan Kalpler
*Heidi McLaughlin - Sonsuza Kadar Benim

ROMANTİK AŞK, Aşkla Gelen Güzellik'i inceledi.
30 Kas 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Serinin üçüncü kitabı. tabi ki ilk kitap çook çook güzeldi. ikinci idare eder ama bu eh işte..İkinci kitapta evlenmişlerdi. Hikayeler devam ediyor. Jack 'in geçmişte ki kadınları peşlerini bırakmıyor. Hep sorunlar çıkıyor.
Jack’in en tatlı ve sevgi dolu hallerini okumak kitabı katlanılır hale getirdi. Koşulsuz bir güven vardı ikilinin arasında, bir de bunu sevdim. Ve çocukları olacak...

ROMANTİK AŞK, Adanmış Güzellik'i inceledi.
30 Kas 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitap serinin ikinci kitabı. İlk kitap ayrılıkla bitmişti. Bu kitap ilkinin kaldığı yerden devam ediyor. Jack Henry Laurelyn'i unutmanın tek yolunun başka bir kadını yatağa atmak olduğunu düşünüyor fakat bu hatadan son anda dönüyor daha sonra da Laurelyn'i arama kararı alıyor ve bunun çalışmalarını başlatıyor. Laurelyn ise bu sürede depresyonda fakat bu süreçte karşısına kariyeri için bir fırsat çıkıyor ve o fırsatın peşinden gidiyor.
Aradan 3 ay geçiyor ve Jack Henry Laurelyn'i buluyor. Bundan sonrası kaynaşmalar, kavuşmalar...

Aycan, Adanmış Güzellik'i inceledi.
29 Kas 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · 1/10 puan

İlk kitaptan hemen sonra okudum ve sonunda kendime geldim. Ne diye bu kadar duygu eksiği olan bir kitabı okudum anlamıyorum. Ne esprisi var ne de duygusal bir yanı.. Kalbimi yerinden alıp götüren bir tarafı da yoktu o ayrı mesele. İlk kitabın incelemesini bayağı uzun girmiştim, bu kitap için böyle olmayacak.
Yazar araya mesafe koyma işini biraz abartmış gibi geldi bana, üç ay artı üç ay daha altı ay, bir yılın yarısında ayrı kaldılar zaten.. Aşırı sıkıldım nasıl anlatacağımı bilmiyorum.
Hep aynı şeyler, rutinler, heyecanı olmayan işler, samimi olmayan diyaloglar vs. üçüncü kitaba dayanabilir miyim bilmiyorum. Gereksizdi, ilk kitaptan sonra okumamam gerekiyordu farkındayım. Yaptım bir hata, bu da bana ders olsun.
İlk kitapta çeviriye çok sinir olmuştum, bunun hakkında konuşamamıştım. Bu kitabın çevirisi biraz daha katlanılabilirdi.
Gerçekten Jack Henry ismine sinir oldum. Jack desen ne olacak. Biliyorum nedeni var ama ben yine de sinirim.
Margaret hanım olmasa ne olurdu bilemiyorum,
Elveda...

Aycan, bir alıntı ekledi.
27 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 3/10 puan

Birbirimize karşı rahat hissediyorduk çünkü "mış gibiler" yoktu.

Acıtan Güzellik, Georgia Cates (Sayfa 100 - Dex Plus)Acıtan Güzellik, Georgia Cates (Sayfa 100 - Dex Plus)
Aycan, bir alıntı ekledi.
27 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 3/10 puan

"Takım elbiseler hoşuna gitmez mi?"
"Çok hoşuma gider ama başka ne tür kıyafetler giydiğini merak ettim."
"O halde, bunu öğrenmek için beni tekrar görmek zorundasın."

Acıtan Güzellik, Georgia Cates (Sayfa 60 - Dex Plus)Acıtan Güzellik, Georgia Cates (Sayfa 60 - Dex Plus)
Aycan, Acıtan Güzellik'i inceledi.
27 Kas 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · 3/10 puan

İki kitabı okuyan ve bir tanesini de okumaya çalışan ben, ruh halimin değişkenliği nedeniyle başka bir kitap bulup onu bitirdim. Gerçekten okunmuyorsa okunmuyor, bundan sonra başladığım kitapları okuyamadığım zaman başka bir kitabı deneyeceğim. Böyle yapmadığımda hiçbir şekilde kitap okuyasım gelmiyor çünkü.
Dediğim gibi ruh hali nedeniyle elime geçen ilk aşk romanını aldım, okumaya başladım. Biraz önce bitti, sarhoş edici derecede güzel değildi ama tekrardan kitap okuma isteğimi arttırdı.
Kitaba başlarken arka kapağını okumadım, önyargı oluşacağını bildiğimden bilgi edinmeden başladım. Ve şaşırtıcı bir şekilde berbat bir kitap değildi. Son zamanlarda çok nadiren güzel kitapları yakalayabiliyorum. Bu yüzden bu kitap biraz umut ışığı oldu diyebilirim.
İlk sayfalarda kadın karakterimiz olan Laurelyn’in düşünce şekli dikkatimi çekti. Devam etmemin nedeni gerçekten o düşünceydi. Uçakta yolculuk ederken e-reader’ını alıp bir kitap okumaya başladı ve okuduğu kitaptan bahsetti, ‘Kitabın sadece altıncı bölümüne gelmiştim ama baş kadın karakter yeni tanıştığı yakışıklı adama çoktan aşık olmuş, bunu itiraf etmekte zorlanıyordu. Basmakalıp, dedim içimden.’ Tam olarak bunlar yazıyordu. Ve ben yazarın, herkesin işlediği bu konuyu, bizim klişe olarak adlandırdığımız bu konuyu nasıl ilerleteceğini çok merak ettim.
Hikayenin içine girmekte asla zorlanmadım ama yazarın yaptığı ters köşeler… Laurelyn ve Addison Wagga Wagga’ya indiklerinde Laurelyn’in Ben’le bir ilişkisi olacağını düşündüm. Yanıldım. Hemen ardından Zac girdi araya (bundan önce Addison abim yanında bir arkadaşını getiriyor dediğinde acaba Zac’le mi bir şeyler olacak diye düşündüm. Yanıldım.) ve Addison’la Zac’in birlikte olacağını anladım. Biraz kafam karıştı ama yazar yardıma yetişti.
Jack MclachIan diye bir başlık altında, farklı bir bakış açısından anlatılmaya başlandı. Merakım arttı tabii. Sonuç olarak ana erkek karakterimiz Jack oldu! Farklı bir kadın arayan Jack şanslı günündeydi çünkü tam da o gün Amerikalı kızımız sahneye çıktı. Jack, aradığını bulduğunu hissetti. Garson kızın yardımıyla bilgiler edindi. Ama ismini öğrenmek istemedi. Burada biraz durmak istiyorum. İsimlerin bir gücü olduğuna inanırım, benim için isimler önemlidir ve duygulara karışabilir. Jack’in neden isim bilmek istemediğini ve ismini söylemediğini anlayışla karşıladım bu yüzden. Bazıları için saçma gelebilir ama benim için öyle değil.
Aradaki detayları geçiyorum ve esas meseleye geliyorum. Beraber akşam yemeği yerlerken Jack üstü kapalı bir şekilde teklifini sunuyor. Laurelyn biraz geç olsa da durumu kavrıyor ve tam beklenildiği gibi kabul etmiyor. Kim tanımadığı ve daha bir iki kez karşılaştığı adamın teklifini kabul eder ki?
Aldığı red cevabını kendine yediremeyen Jack yine de Laurelyn’in peşinden gidiyor. Peşinden gitmesi fikrini değiştirmeyecektir ama şansını dener. Düşünmesini ister… Sonuç olarak önce tanışmak koşuluyla teklif kabul edilir. Herkes mutlu olur. Ve kimse sadist değildir. Bu kısım içimi rahatlattı çünkü son zamanlarda yaygınlaşan bu sadistlik konusuna dayanamazdım. Olmaması çok iyi olmuş.
Jack’in anlaşması üç aylık. Üç ay beraberiz sonra ne sen ara, ne de ben arayayım. E tabii bu anlaşmayı görünce diyorsunuz ki, ‘Biz çok duyduk bu lafları…’ Doğal olarak bende böyle dedim.
Teklifine ‘evet’ cevabını almak için romantik tavırlar sergileyen (çok az bir miktardı bana göre) bir Jack gördüm. ‘Kendini rahatsız hissetmeni istemem. O yüzden, canın yanarsa bana derhal söyle.’ Gibisinden topuklu ayakkabıyla yürürse ayakları ağrır düşüncesine sahip birini gördüm. Sonrasında ayaklarını ovan bir Jack daha gördüm. Ve gerçekten romantik bir erkek göreceğimi sandım. Tamam yine gördüm ama hayalimdeki gibi değildi…
Yazarın Laurelyn’i 13.kız yapmasını ve 13’ün uğursuzluğunu şöyle bir düşününce… Belki de yazar 13ü uğurlu buluyordur diye düşünmekten kendimi alamadım. Güzel bir detay olmuştu. Tıpkı Laurelyn’in tamamen tesadüf eseri Jack’e Jack demesi gibi.
Tamam Jack’in değişeceğini biliyoruz, hissedebiliyoruz ama bunun ağırdan alınması benim çok hoşuma gitti. Noel için Laurelyn’i ailesinin evine davet etmeyişi gibi. Biraz kırıcı ama gerekli bir durumdu. Daha sonra ailenin yanından erkenden kaçıp Laurelyn’in yanına gelişi hoştu.
Aralarındaki esprilere gülümsediğim de doğrudur. Yazarın ‘ilişkide netlik’ konusuna yaptığı vurgular gözümden kaçmadı. Kitapta iki kişi de ne istediğini biliyordu. Ergenlik yoktu. Gayet olması gerektiği gibiydi diye düşünüyorum. Öyle saçma sapan kıskançlıklar, ergen tavırlar, şımarık bir kadın görmedim. Ve görmediğim için de gayet mutluyum.
Jack’in annesi de olmazsa olmazlardandı. Habire Jack’e öğretemedikleri hakkında üzgündü. Çok tatlıydı.Bir de ben aile üyeleriyle olan diyalogların daha fazla olmasını isterdim. Mesela Jack ve Chloe. Sonuçta kız kardeş,daha fazla konuşma daha fazla kavga isterdim. Aile için sıcak ve tatlı kavgalardan. Olmadı, bende içime gömdüm.
Şu asla kelimesini bu kadar keskin bir şekilde kullanmaktan korkuyorum. Kullananları da görünce ‘hıhı’ demekten kendimi alamıyorum. Neler olacağını nereden bilebilirsin. Olmaz dediğin oluyor genelde, bu yüzden annesinin gelin ve torun istemesine karşılık Jack’in ‘Bu. Asla. Olmayacak. Önce cehennemin buz tutması lazım.’ Tarzı düşüncelerini okuyunca küçümseyen gülüşlerimi atmadan edemedim.
Laurelyn’in gitmeden önce aklı başına gelen Jack sonunda sevdiğini kabullendi. Ama tahmin edersiniz ki çok geç kalmıştı. Laurelyn çoktan gitmişti.
Genel olarak sevdiğim yanları vardı evet, sevmediğim yanları da vardı. Çok mükemmel şeyler hissettiğimi söyleyemem. Nötr durumdayım. İkinci kitabın ilk kitaptan daha iyi olacağını ümit ediyorum.

ROMANTİK AŞK, Acıtan Güzellik'i inceledi.
24 Kas 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Aşktan kötü bir şekilde nasibi alan bir kız, ve süper zengin evliliğe uygun bekar bir iş adamı. Haliyle her ilişki yaşadığı kız kancayı takabilmek umuduyla peşini bırakmamaktadır Jack Henry'mizin. Buda kendine yeni bir yöntem bulmuş ve sözleşmeleri ilişkiler yaşamaya karar vermiş... Ve bu seferki avı da Laurelyn Prescott.
İsimlerini ve kişisel bilgilerini kesinlikle paylaşmıyorlar birbirleriyle. Başka isimler ile ve Laurelyn'in seks-hattı adını verdiği telefonla iletişime geçiyorlar.
Bu klişeyle oluşturulmuş tüm kurgularda olduğu gibi evdeki hesap çarşıya uymuyor tabi ki... Daha fazla detay vermeyeceğim okumak isterseniz kendiniz görürsünüz

Maggie, Adanmış Güzellik'i inceledi.
27 Nis 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Seriyi okuyan birçok kişinin aksine 2.'yi ilkinden daha çok sevdim. Öyle aman aman bir şey yoktu ama çiftin ilişki gelişimlerini okumak güzeldi.