"Sorumluluğun gelişmesi için insanın sorumluluk alabileceği bir ortamda yetişmesi gerekir. Kişinin yetiştiği ortamda, kendisi için seçim yapma ve yaptığı seçimin sonuçlarından sorumlu olma fırsatı verilmemişse, sorumluluk duygusu gelişemez. Bu nedenle çocuklarına kendi düşüncelerini söyleme ve uygulama olanağı verilmeyen ailelerde çocuklar olgunlaşamazlar."
"İnsan bir şeyi yapmaya karar verdi mi, sonuna kadar gitmeli, ama yaptığı şeyden sorumluluk almalı. Ne yaparsa yapsın, önce niçin onu yaptığını bilmeli ve daha sonra yaptıklarını hiç kuşkulanmadan, çekinmeden, bütün gücünü vererek yapmalı."
"Nick adında bir demiryolu işçisinin öyküsü bu. Nick güçlü, sağlıklı bir işçi, manevra sahasında çalışıyor. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki, kötümser biri, her şeyin en kötüsünü bekler ve başına kötü şeyler geleceğinden korkar. Bir yaz günü, tren işçileri, ustabaşının doğum günu nedeniyle bir saat önceden serbest bırakılırlar Tamir için gelmiş olan ve manevra alanında bulunan bir soğutucu vagonun içine giren Nick, yanlışlıkla içerden kapıyı kapatır, kendini soğutucu vagona kilitler. Diğer işçiler Nick'in kendilerinden önce çıktığını düşünürler. Nick kapıyı tekmeler, bağırır ama kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda oldukları için pek kulak vermezler.
"Nick burada donarak öleceğinden korkmaya başlar. 'Eğer buradan çıkamazsam, burada kaskatı donacağım,' diye düşünür. İçeride yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer. Titremeye başlar Eline geçirdiği bir kâğıda karısına ve ailesine son düşündüklerini yazar 'Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyuyabilsem! Bunlar benim son sözlerim olabilir.'
"Ertesi gün soğutucu vagonun kapısını açan işçiler. Nick'in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi, onun donarak öldüğünü gösterir. Fakat, bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk olduğundan çalışmıyor olmasıydı. Vagonun içindeki ısı 18 santigrat derecede idi ve vagonda bol hava vardı. Nick'in korkusu, kendini gerçekleştiren bir kehanet oluşturmuştu.
"Thrasymachus'a göre çözüm bireyin bilinçlenmesinde. Bilinçlenmiş bireylerin sayısı çoğaldıkça, toplum daha bilinçli algılayıp, düşünüp, daha bilinçli davranmaya başlar."
"Eğer sizi doğru anlıyorsam, bugün aynı şeyi siz söylüyorsunuz. Bireyin bilinci donanınca, zenginleşince, onun algılaması değişir. Algılaması zenginleşen insan robot olarak davranmaktan vazgeçer, çok yönlü düşünmeye başlar. Çok yönlü düşününce, davranışlarını daha gelişmiş bir planlama içinde gerçekleştirir. Bireyin bilincinin donatılmasının onun algılamasını değiştireceğini, bireyin algılamasının değişmesinin onun düşünüşünü değiştireceğini, bireyin düşüncesinin değişmesinin de onun eylemini değiştireceğini söylüyorsunuz."
Korkudan gelen disiplin, korku kaynağı yok olduğu zaman kaybolur. Ama, kişinin kendi içinden gelen disiplin hiç kaybolmaz; kişi kendini o geleceğe adadığı sürece devam eder.