İnsan doğruyu ve yanlışı birbirinden ayıracak fıtri bir yeteneğe sahiptir. Bu sezgisel yetenek Kur'an'da ilham olarak adlandırılmaktadır. "Allah insanın özüne neyin iyi neyin de kötü olduğunu bilme yetisi yerleştirmiştir." ( 9/Şems,8)
Dindar olduğunu iddia edenlerden gelen aşırılık da bu aşırılığı ortadan kaldırma iddiasındaki başka aşırılıklar da dine de gerçek dindarlara da büyük zarar vermektedir.
...çünkü din, yapısı gereği, inananlarından önce iman, sonra da bu imanın doğrulandığı bir eylemler alanı(salih amel) bekler. Salih amel, faydasını başka insanların gördüğü eylemlerdir ve ister istemez kişinin vicdanının dışına taşar. Bu anlamda din, salih amel işleyecek bir mümin yaratma bağlamında, kişinin vicdanını hedefler; ama bu kişinin imanı toplumsal zeminde test edilecektir. Bunun içindir ki felsefeden ayrı olarak din, doğru düşünce kadar, doğru eylemin de peşindedir.
Akılda tutulması gereken, dinlerin geleneği muhafaza etmedikleri, aksine onu revize ettikleri ve yeni değerler koymak suretiyle modernleştirici ve dönüştürücü bir özellik sergiledikleridir.