Oraya gitmem gerek. Neden inatla orası bilmiyorum. Her şeyi bilemem.
Alıntı
F. GEMUHLUOĞLU; BURS ve BEN...
__Söz konusu -sıkıntı, yokluk- şartlar içinde, Abdullah Kucur isimli İstanbul’da konfeksiyonculuk yapan bir ağabeyimiz ile, o zaman Teknik Üniversite’de asistan (şimdi Eskişehir Anadolu
Vâridât: Fethi Gemuhluoğlu, ″CASUS HARP GEMİSİ″ başlıklı 3 Haziran bölümü, İBDA Yayınları
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu
Aşk sensen eğer beni bir sekilde yeniden bulursun ama şimdi gitmem gerek
Belki ama gitmem gerek
İleride durumun ne kadar düzelirse düzelsin, çevreni saran kadınlar ne kadar güzel olursa olsun seni benim kadar derinden seven birini bulamayacaksın.
Mümkün olan her fırsatta telefonumu öğle yemeğine kadar farklı bir odada bırakırım. Yanımda olduğu zamanlarda ise hiç gerek yokken bütün sabah telefona bakıp dururum. Ama başka bir odada olduğu zaman aklıma bile gelmez. Ve zahmet büyük olduğu için, ortada bir neden olmadığı sürece telefonumu almaya gitmem. Sonuç olarak her sabah kesintisiz çalışabileceğim üç dört saat elde etmiş olurum.
İnce bir çizgi arasında gidip geliyorum. Çizgiyi çekecek zaman gelmiyor, gelmiyor… Sanırım gitmem gerek. Gitmesine giderim de, vedaları sevmem ki… Kimseyi yüzüstü bırakıp gitmek istemem. Gerçi kimi bırakacaksam…
Alıntı