• Yağmurlar darılmaz mesela… Ne üstüne basana ne şemsiye açana.
  • Yalnızım
    Çünkü sen varsın.
    dağ gibi bir ihanetten düştüm
    bu kendime son gelişim

    ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
    kendimi suçüstü yakalıyorum
    ve kentsizliğimin isimsizliğini
    araz´a uyak düşüyorum
    gözlerime senden düşler sürüyorum

    ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
    nerde kimi üşüyorsun
    artık kendini yakan bir ateşim
    kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
    şimdi boş duraklara yaslanıyorum
    boş kentlere
    oysa "gel" desen gelecektim

    gün düşlerime dönüşlerimde
    bakışın içiyor beni gözlerimden
    gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
    uzaklığına uzanıyorum
    sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
    ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
    yıkılıyorum şarkılara
    "kimseler biliyor"
    yalnızlık dostumdu
    şimdi korkum oluyor
    oysa "gel" desen gelecektim

    artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
    güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik
    göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
    kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
    göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
    düş satıcısı ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
    uysal yalnızlıklar satın alıyorum
    gülüşümle ödeyerek
    ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
    yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
    cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
    kirli sözlerimi temize çekme
    avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
    ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
    susuşuna kan döküyor gözlerim
    sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
    oysa bilmelisin araz´ım
    kimsenin içi görünmez
    ve hiç bulamadıklarını
    asla yitiremezsin
    bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
    söylenecek bütün sözler

    her sabah akşam oluyorsun
    alnından ellerine damlıyorsun
    yüzündeki yağmurla iniyorsun kente
    içine dert oluyorsun kentin
    dışına yağmur
    yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
    duvarların kan öksürüyor
    beni bir durağa yaslıyorsun
    beni bir kente
    gidiyorsun
    oysa "gel" desen gelecektim

    susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
    en susmakta neydi öyle
    sen en dinlerken
    biliyorum araz´ım
    insan kendini bulmamalı, hep aramalı
    gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
    gece cinnetlerimi de alıp yanıma

    denize bakmayı bilmeyenler
    bir gün mutlaka boğulur
    işte bundandır gözlerinden kaçışlarım

    siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı

    ben şimdi gurbetim
    içimde taşıyorum
    heba olsa da senlerce yılım
    oysa "gel" desen gelecektim

    ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
    ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
    şairler ölüdür derler
    inanmıyorum

    en karanlık ceketimi giyiyordum
    ışığa kördüm çünkü
    şimdi ise güneşe ilerliyorum
    dirilmek için

    kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
    gecenin kör gözünden utanıyorum
    gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
    can kaybından ölüyorum
    cenazemde namaz kılacağım
    zan altındayım
    yalanıma inanıyorum

    yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
    kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
    kinim kendime
    kalemim bitti yitirdi şiirini şuur
    öldü kanımdaki mürekkep balığı
    solumdaki sise intihar etti intiharlar
    bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
    yaşamak için geç bir zaman
    ölmek için ise erken

    çok davullu bir senfoni sürçüyor
    dikiş tutmaz ayrılığımda
    kirpiğinden yapılma bir darağacına
    geceyi asıyorum
    yoksun
    bu yağmurlar ıslatmıyor beni
    bir durağa yaslanıyorum sensiz

    kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
    şimdi herkes biraz sen biraz acı
    göğsümde bir vagon
    gizli sözler batıyor
    fırtınalar çıkıyor üstüme

    şakağımda
    intihar acemisi bir şairin
    delilik provaları
    arkandan uluyan kapılardan
    söküyorum kokunu
    yokluğunu kokluyorum
    yokluğunu yokluyorum

    çöz gözlerimi senden hadi
    ücranda yak bakışımı
    gözlerine bekçi sevdam
    dünden ve senden kalmayım

    içine her düşen
    kendi keşfi sanıyor seni
    oysa sen
    melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
    ve kendini acıtmak istiyorsun
    ama güller kendine batamaz
    bilmiyor musun
    "gel" mi diyorsun

    herkes kendi gördüğüne bakar
    peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz
    kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
    hadi en kanadığımız yerden susalım
  • 90 syf.
    ·10/10
    Kitaba okumadan inceleme adında bir yazı yazmıştım. Şimdi okudum ve güncelleme yapıyorum. Kitabı okumayı çok istemiştim. Satıştan kalkmıştı. Güzel yürekli kardeşim Recep Keten'in okuduğunu görünce istedim ve kırmadı sağ olsun hemen gönderdi. İçindeki şiirler için ne diyebilirim bilmiyorum. Ayna grubu şarkılarının sözleri işte. Bilenler bilir.
    -----------------------------------------------------
    Bu bir inceleme değildir zaten kitabı da okumadım. Hep kitap hep kitap nereye kadar. İnternette gezinirken Ayna Grubu 20. Yıl albümüne rastladım. Vay dedim kendi kendime koskoca 20 yıl geçmiş yaşlanmışız be.

    Ayna en sevilen şarkılarını tekrar seslendirmiş. Cemil Özeren'siz biraz çıplak kalmış şarkılar. Keşke o gözlüklü kel abimiz de yaşasaydı bu günleri görseydi.

    "Anılar karşımda dans eder 
    Gözlerin düşer yüreğime 
    Geceler sensiz gelir geçer 
    Sen şimdi uzak şehirlerde"

    diye başlıyor albüm.

    Sonra Severek Ayrılanlar giriyor devreye. Hani severek ayrıldığımız bir sevgilimiz yokken bile öyle hissedip hüzünlenirdik. Eminim o şiiri hatırlarsınız unutmak ne mümkün.

    "Severek ayrılanlar bilirler ayrılığı 
    Sen benim eş ruhumsun 
    Unutmuş olsan hissederdim 
    Unutmuş olsan yanımda durmazdı her sabah hayalin 
    Seni görmek için geri geldim 
    Sen gideli çok olmuş 
    Nereye gidersen git 
    Çantanda bir resmim aklında gülüşüm olsun 
    Ben seni gerçekten sevdim 
    Bitmez demiştim bitmedi"

    Sonra mutlu ol yeter diyor bize Erhan abimiz.

    "Bıraktığın bir çok hatıra sağda solda toplanmadim 
    unuttugun bir fotograf var bakmaya doyamadım."

    Sonra müziğini çok beğendiğim Fesleğen şarkısı

    "Bıktım geceden, her zaman güzeldi düşlerin" sözü ne kadar da güzeldi.

    Seyyah şarkısı insanı aşka seyahat etmek istiyor insan dinleyince.

    Ve Anlatmalıymış Meğer. anlatabildiniz mi aşkınızı

    "Artık çıkmıyorum İstiklale
    Sabah Fatma hanım uyandırıyor
    Helva,ekmek,çay bana onlar bakıyor
    Odanın hali perişan ben perişan kimse yok işime karışan
    Ara sıra balkona çıkıyorum
    Fesleğenler kuruduğunda ocaktı ben baharı bekliyorum
    Ne olduğunu bilmediğim bir umudum var hala
    Gözüm şişelere takılıyor becerebilseydim ne ala
    Bu günlerde böyleyim ben yas denen şiirdeyim
    Bir köşede gülüşün var sırtımda kanlı bıçağın
    Hiç bir zaman duymayacağın duysan da anlamayacağın
    Bir çığlıkta
    SANA BİRİKİYORUM...."

    Yedi numaralı şarkı çayımın şekeri
    Herşeyimsin sen evet her şeyim diyoruz ve

    Ardından Gittiğin Yağmurla Gel.
    Yağmurla gidenler hala dönmediler.

    Karakış ve Ölsemde kurtulsam ile albüm bitiyor.

    Keşke çok sevdiğim ''Bir sen vardın'' şarkısı da olsaydı ama bu birinci bölüm. ikincisinde umarım benim şarkıma yer verirler.

    Siteyi amacı dışında kullanmak ne güzel...
  • Gittiğin yağmurla gel
    Küskünüm yağmurlara
    Gittiğin yağmurla gel
    Böylesi daha güzel