Giyas

Giyas
@giyas
▪️ İNSAN BİR İNSANLA İNSANDIR..!
Yazar
Gümüşhane üniversitesi
İstanbul
28 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
öylece odamda oturup Cem Adrian'dan ‘Nereye Gidiyorsun? ’ dinliyordum. birden duvarlar üstüme üstüme gelmeye başladı. sonra… sonrası yok işte gözlerim masanın üzerindeki makasa gitti. onu elime aldım ve saçıma değdirdim. metalin birbirine çarpma sesi ve saçlarımın yere düşüşünün sesi kulağımı ve ruhumu sağırlaştırdı. bir tutam kesecektim oysa. fakat adrian ‘o siyah saçlarını kes yavaş yavaş’ diyordu. dayanamadım, kestim. belimde ki saçlarımı omuzlarıma gelinceye kadar kestim. neden kestiğimi bilmeden buna devam ettim. sonra yerdeki saçlarıma baktım. orda tükenmişliği, çaresizliği gördüm. yavaşça çöktüm yere gözlerimden akan yaşlar yerdeki saçlarımın üzerine düşerken bir kere daha lanet ettim hayata. anılara. acılara. neye ağladığımı bilmeden dakikalarca aktı göz yaşlarım sonra kalktım ayağa, baktım karşımdaki aynaya ve sildim göz yaşlarımı. sen güçlüsün diye mırıldandım karşımdaki yabancı kıza. sen güçlüsün. boğazım yırtılana dek bağırdım. seni hiçbir şey yıldıramaz. neler geçmedi bu da geçer dedim ama ruhum bas bas bağırıyordu ‘onlar geçmedi bu da geçmez.’ bu sefer ruhuma karşı sağır olmayı seçtim ve gülümsedim. yerdeki saçlarıma baktım son kez.bu kadar işte, her şey bu kadar basitti. saçlarını keserdin ve kendini güçlü hissederdin. ama aslında sadece acını saçlarından çıkaran bir kız olarak kalırdın.
Giyas isimli okura yanıt verildi
Giyas
Rica ederim.
öylece odamda oturup Cem Adrian'dan ‘Nereye Gidiyorsun? ’ dinliyordum. birden duvarlar üstüme üstüme gelmeye başladı. sonra… sonrası yok işte gözlerim masanın üzerindeki makasa gitti. onu elime aldım ve saçıma değdirdim. metalin birbirine çarpma sesi ve saçlarımın yere düşüşünün sesi kulağımı ve ruhumu sağırlaştırdı. bir tutam kesecektim oysa. fakat adrian ‘o siyah saçlarını kes yavaş yavaş’ diyordu. dayanamadım, kestim. belimde ki saçlarımı omuzlarıma gelinceye kadar kestim. neden kestiğimi bilmeden buna devam ettim. sonra yerdeki saçlarıma baktım. orda tükenmişliği, çaresizliği gördüm. yavaşça çöktüm yere gözlerimden akan yaşlar yerdeki saçlarımın üzerine düşerken bir kere daha lanet ettim hayata. anılara. acılara. neye ağladığımı bilmeden dakikalarca aktı göz yaşlarım sonra kalktım ayağa, baktım karşımdaki aynaya ve sildim göz yaşlarımı. sen güçlüsün diye mırıldandım karşımdaki yabancı kıza. sen güçlüsün. boğazım yırtılana dek bağırdım. seni hiçbir şey yıldıramaz. neler geçmedi bu da geçer dedim ama ruhum bas bas bağırıyordu ‘onlar geçmedi bu da geçmez.’ bu sefer ruhuma karşı sağır olmayı seçtim ve gülümsedim. yerdeki saçlarıma baktım son kez.bu kadar işte, her şey bu kadar basitti. saçlarını keserdin ve kendini güçlü hissederdin. ama aslında sadece acını saçlarından çıkaran bir kız olarak kalırdın.
Giyas
Seni sevmekten ve düşlemekten asla vazgeçmedim. Sen benim Diego Rivera'msın. Yıldızlarsın sen, ay ve bulutlar, haberlerdeki F-16'lar. Kırmızı yatağımdaki o koca bedensin. Çekmecemdeki son sigara, beni sarmalayan o koca kadife yeşil ceketsin. Bir kuş misali uçarak gitmek istediğim adamsın. İran'sın, Suriye'sin. Habur'da nöbet tutan askercik, Mezapotamya'daki en vahşi kıpkırmızı gelincik, üzerine yattığım uçsuz bucaksız, boz bir vadisin, Marlon ve Brando'sun, küvetimde yatan şişman bir melek, sevincim, acılarım, tüm arzularım; tiyatrodaki, İstiklal Caddesi'ndeki eşim, Gabriel Garcia Marquez'in son mektubusun.  Ve ben de, Zorba'daki her tarafından şehvet fışkıran o şişman dul kadınım. Dip Not: Yazın çok anlamlı geldi bunu da okumanı istedim sadece..
"Bir şey acır içimde, bu göğsüme ne kattın?"
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Giyas
Ağu?