Kişi sürekli mutlu hissetmeye odaklı çünkü başka bir duygu araya girerse dipteki taşları yerinden oynatacak ve kişi belki de bu durumla baş edemeyecek. Kısacası mutlulukla kendini uyuşturması gerekecek. Sürekli mutlu hissetme çabası, altta kaynayan başka olumsuz duyguları gizleyen kalın bir örtü işlevi görüyor. Fakat dipteki taşlar er ya da geç yerinden oynar. Çünkü bilinçdışı duyulmak için epey ısrarcıdır, kendisini duyurabilmek için sesini her seferinde biraz daha yükseltir. Ve sonunda gürültüden sağır eder benliğimizi. Yani duygudan kaçmak, derinde olan biteni daha katmerli hale getirir.