Roman da toplumsal normları da ön plana çıkarıyor Marquez. Aile, toplumda kadına biçilen rol,namus, namus cinayeti gibi.
Ve bu amaçla işlenen suçların normlara karşı gelindiğinde suçun nasıl da göreceli hale gelebileceğini de yüzümüze vuruyor.
Coğrafya kaderdir dediğimiz,Ortadoğu’yu eleştirdiğimiz bu konuların Dünya’nın dört bir yanında gerçekleştiğini de öğrenmiş oluyoruz.
Ama büyük bir farkla.
Öldürülen kadın değil kadının beyan ettiği Nasar oluyor.Herkesin bunun gerçekleşeceğini bilmesi ama uyarmamalarına birer bahane bulmalarının nedeni Nasar’ın Arap (Türk diyorlar Ortadoğu’dan göç ettikleri için) olması bana göre.
Ve her ne kadar Angela’nın hiçbir zaman doğru söyleyip söylemediğini, Nasar’ın da kendini ifade etmesine izin vermedikleri için gerçeği öğrenemeyecek olsakta bence romanda Marquez suçsuz olduğunu ima ediyor Nasar’ın.
Bir gecede bitireceğiniz bu roman,size toplum normlarını,insan denilen yaratığın ne denli ikiyüzlü vahşi olduğunu ve hatta kaderi dahi düşündürtecek,sorgulatacak belki de utandıracak.