glbn

glbn
@glbn
İSTANBUL
MERSİN, 19 Eylül
11 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Zihnindeki belirsizliğin bir sonucu olarak delikanlının meraktan kıvrandığını ve bu haliyle her türlü telkine gitgide açıldığını gören Ebrehe'nin yüzünde bir memnunluk ifadesi belirmişti. Ne var ki Büyük efendi, belirsizliğin kandırılmayı kolaylaştırdığını aynı zamanda Bünyamin'in de bildiğini bildiğinden ve böylece söylenenlere kolay inanmamaya kararlı olduğundan emindi. Onun istediği de belki buydu. Belki de hem gerçeği söylemek, hem de söylediğinin yalan olduğuna inandırmak istiyordu. (Kafamızdaki belirsizlikleri netleştirme arzusunun kandırılmamızı nasıl kolaylaştırdığına ilişkin bir alıntı.)
Sayfa 175 - iletişim yayınevi·Kitabı okudu
Oysa Büyük Efendi hissettiği sıkıntıyı biraz deşseydi, iktidarın acizlik, güçsüzlüğün ise dirim çağrışımlarıyla yüklü olduğunu farkedecek ve Bünyamin'in kendisine karşı taşıdığı üstünlüğü biraz olsun anlayabilecekti.
Sayfa 148 - iletişim yayınevi·Kitabı okudu
"Buradan gitmek istediğini biliyorum oğlum" dedi, "Kendime hakim olabilseydim belki de seni, çoktan içine girdiğim bu maceraya bırakmazdım. Sana olan sevgim biricik oğlumu tehlikeye atmama engel oluyor. Ama bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur. Macera ise büyük bir ibadettir; çünkü O'nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim. Kendi payıma ben, dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. Bu, yeterince cesur olmadığımın bir göstergesi olabilir. Aynı hatayı senin de yapmana yol açmak istemiyorum. Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. Dünyadan ve onun binbir halinden korkma."
Sayfa 54 - iletişim yayınevi·Kitabı okudu
Tevrattan alıntılar
"Boşluğun üzerine kuzeyi yayar ve hiçliğin üzerine dünyayı asar" Eyüb 26:7 "Ey parlak yıldız, seherin oğlu, göklerden nasıl düştün! Sen ki, milletleri devirdin, nasıl yere yıkıldın! Ve kendi yüreğinde derdin: Göklere çıkacağım, tahtımı Allah'ın yıldızları üzerinde yükselteceğim ve ta kuzeyde cemaat dağında oturacağım: Bulutların yüksek yerleri üzerine çıkacağım, kendimi Yüce Allah gibi edeceğim" İşaya 14:12
Sayfa 7 - iletişim yayınevi·Kitabı okudu
çeviri profesyonel değildir.
tui lucent oculi (Gözlerin parlak) sicut solis radii ( Güneşin ışığı gibi) sicut splendor fulguris (Yıldırımın parlaması gibi) lucem donat tenebris (O, karanlıkta ışık verir)
Sayfa 5 - iletişim yayınevi·Kitabı okudu