Saçı başı dağınık, üstü başı toz toprak içinde, eski püskü elbiseler giyen, bu yüzden kapılardan yüz verilmeyerek geri çevrilen nice insan vardır ki, Allah adına yemin edilecek olsa, derhal dileği yerine gelir.
Yani orada hem saklı hem âşikâr olan şey. Yani ezelden beri bildiğimiz bir şey. Sonra unuttuğumuz o şey. Gülün yaprağı, kokusu, rengi, gövdesi, dikeni ile bize anlattığı, lakin bizde daha fazlası, aslı olan şey.