Akşamın bu yorgun ışık huzmeleri arasında sen hep böyle yalnız kalacaksın, Gülbike. Dönen her karanlıkla birlikte sen de gün gün solacaksın. Kardeşinin mutlu sesinde çığlıkları eriyip giden simitçiler, sebzeciler, şimdi sokağın iki yanından süratle gelip geçen çevredekiler, kepenklerini indirmiş, dükkan kapıları önünde sohbet eden mahalleliler senin bu akşam uğultusu içinde sessiz bir nefes olduğunu hiç bilemeyecekler.
Bir kız çocuğuna kendisini değersiz hissettirmenin en kestirme yolu, dünyaya başkalarına hizmet etmek için geldiğini, varlığının kendinden menkul bir değeri olmadığını ona doğduğu günden, hatta öncesinden beri aşılamak olsa gerek.