Gamze

Maks, "Doğduğunda hiçbir kuş uçmayı bilmez," diye düşünürdü. "Fakat bir an gelir, göğün çağrısı düşme kor kuşuna baskın çıkar, işte o zaman hayat kanat çırpmayı öğretir." Sahiden de Maks on sekiz yaşına girdiğinde tek başına yaşamaya karar verdi ve ailesinin de yardımıyla bol ağaçlı, sakin bir sokakta küçük bir ev kiraladı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Bazen annemle babamı ya da kardeşlerimi özlediğimde bir hüzün çöker mutlaka ama sen varsın ya, yalnız olmadığımı biliyorum."
Miks onun soluk soluğa yemesini dinliyordu. Gerçek dostlar, hayata neşe katan küçük şeyleri de paylaşır.
"Senin fare olduğunu biliyorum, dahası var: Bizim kitaplığın üstünde yaşadığını da biliyorum. Her gün aşağı inip sağa sola saçılmış taneleri, kırıntıları yediğini de duyuyorum. Gözlerimin görmediğini biliyorsun ama kulaklarım ve burnum sayesinde hiçbir şey benden kaçmaz. Söylesene, benden korkmuyor musun?" "Aslında korkudan ödüm patlıyor, kedi bey. Benden korkak fare zor bulunur, korkudan tir tir titriyorum fakat açlık mı korku mu daha baskın dersen, açlık derim. Gözlerinin görmediğinden kesin emin olmak istiyordum çünkü mutfak masasının üstünde nefis, lezzetli, enfes görünen tahıl gevrekleri var. Ayıptır söylemesi, ben de mideme biraz düşkünümdür. Gerçek bu, bütün gerçeği, sadece ve sadece gerçeği söylüyorum. Dürüstlüğüm için bir ödülü hak ettim mi?" "Pekâlâ farecik başka hiçbir yer mutfağa koşturun pıtır pıtır sese kulak kabarttı."Evet ama önce kendinden bahset bana."
Planları ve hayalleri azmine bağlıydı. Kendini bütün varlığıyla dünyadaki işlerin niye böyle olduğunu, nasıl daha iyi olabileceğini öğrenmeye adamıştı.