“Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç.
Ama olsun... istemek de güzel...”
“Sevdiğin tek bir şey bile yok.” dedi
“Evet var. Evet var” dedim.
“Peki, söyle o zaman.”
“Allie’yi seviyorum,” dedim. “Ve şu an ne yapıyorsam, onu seviyorum. Seninle oturmayı, konuşmayı, bu zımbırtıları düşünmeyi, ve ...”
“Allie öldü. Bunu hep söylüyorsun! Birisi ölmüşse filan, cennete gitmişse, artık ...” “Öldü, biliyorum! Bilmediğimi mi sanıyorsun? Ama onu yine de seve bilirim, değil mi ? Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına; özellikle hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa...”
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum…