"...Kazım Bey'in kendisine hayati bağları olan kadının, evli bir kadın için daima azap ve utanç verecek maceralara girdiği halde, sosyal hayatta pürüzsüz bir mevkii var. Onun her hareketini, her günahını kocasının ismi affettiriyor. Fakat benim sadece bir erkeğin hayatına karışmam bile en çirkin taaruzların serbestçe yüzüme çarpılmasına meydan veriyor. Hayatın bu çapraşık ve muammalı inceliklerini tabii görmek için ne kadar maddeci olmalı?"
"Varlık içinde mutlu olamayan dertli,hastalıklı insanlara benzemiştim. Yanımda bir hizmetçi kızla apartmandan çıkarken beni görenler, üzerinde bin beş yüz liralık mantosu ve şık tuvaletiyle otomobile binen genç kadının saadetine belki de haset ederlerdi. O ağır mantonun, o şık tuvaletin altında derin derin sızlayan yaralı bir kalp olduğunu bilseler...
Hayat zaten böyle anlaşılmaz görünüşlerle dolu...İnsanların mahiyetini yalnız elbiseler değil, dudaklar bile gizliyor."