“sürekli nerede olabileceğini düşünürken buluyorum kendimi. nereye gittiğini. zihnimin arka planında durmaksızın dönüp duran bir çark gibi. ne yapıyor olursam, nerede olursam olayım, bunu düşünüyorum: nerede o, nerede? yok olmadı ya. mutlaka bir yerde olmalı. tek yapmam gereken yerini bulmak. her yerde, geçtiğim bütün sokaklarda, bütün kalabalıkların, seyircinin içinde onu arıyorum. onlara bakarken, yaptığım tek şey bu: onu ya da ona benzer bir şeyi arayıp duruyorum.”