Kevser

Kevser

, bir kitap okudu
10/10
·236 syf.·
2026 20. kitabı
Adem İnce
9.1/10 · 56 okunma
Reklam
Diyeceğimiz şudur: Bizi ne ihtiyarlatıyorsa aslında onu ciddiye alarak pratiğe dökmenin, yani değer atfettiğimiz şeyi yaşıyor olmanın sancısını çekiyoruz demektir, çünkü bir şey ancak hissedildiği ve yaşandığı takdirde insanda iz bırakır. Bir tınıya sahip olmak istiyorsak ve bu yönüyle iyi, erdemli ve dosdoğru bir insan olarak tınımızı ikame etmek istiyorsak en başta bu "olmaklığın" acısını ve sancısını hissetmeli ve de bu şekilde o ideali/hayali günlük hayatımıza hâkim kılmalıyız. Sahabenin her daim bir araya geldiklerinde Asr suresini okumadan ayrılmamalarının bir hikmeti de mezkûr "olmaklığın" ehemmiyetini birbirlerine unutturmak istememeleri olmalıdır. Unutmayalım ki, bizi ihtiyarlatan şey her neyse bizi inşa eden şey de hiç şüphesiz ondan başkası değildir. Bu yüzden şahsiyetimizi hangi marka boya ile boyadığımızın tespitini yapabilmek için evvela bizi neyin ihtiyarlattığına yönelik bir tefekkürle işe başlayabiliriz.
Sayfa 212·Kitabı okudu
Taha Abdurrahman'ın modernizmin krizi ile ilgili tanısı üç ana başlıktan oluşur: 1) Doğruluk krizi: Aklın metafizikten kopması (usun mutlaklaşması), 2) amaç krizi: bilimin ahlaktan kopması, 3) sözün fiile rüchaniyeti/üstünlüğü (pratiğe dönüşmeyen bilgi).
Theodor Adorno ise Minima Moralia'da modern hayatta düçar olunan uyuyamama hâlini şöyle betimler: "Uzun ve şifalı bir dinlenme umuduyla lambayı söndürürüz. Ama zihnimizde düşünceler karmakarışık uçuşurken gecenin sağaltım haznesi harcanıp gider ve yorgun göz kapaklarımızın altından son görüntüyü de kovduğumuzda biliriz ki çok geçtir artık, az sonra sabahın hoyrat sarsıntısını hissedeceğizdir."
Zaman gereklidir. Zaman ve sükûnet, sessizlik, hareketsizlik. İncindin. İyileşeceksin. Ursula K. Le Guin
Reklam