• Ta çocukluğumuzdan çok görmüşler,
    Yasaklamışlar ağlamayı.
    Ne yangınlar söndürür oysa iki damla gözyaşı.
    Bazen özür sayılır, bazen elveda sen ağla sevdiceğim,
    İçinden geliyorsa, ağlamak insan işi.
    Gökyüzü bile nasıl ağlar, elinden alınınca güneşi,
    Yürek taşıyan her insan gibi,
    Erkekler de ağlar sevdiceğim,
    Ağlamak insan işi...

    Gonca Aydemir
  • RAHMET MİNNET VE ÖZLEMLE ANIYORUZ DEĞERLİ ÜSTADI...!

    Doğum ADI :Veysel Şatıroğlu
    Unvanı :Âşık Veysel
    Doğum25 Ekim 1894
    Şarkışla, Sivas, Osmanlı İmparatorluğuÖlüm21 Mart 1973 (78 yaşında)
    Sivrialan, Şarkışla, Sivas, TürkiyeTarzlarTürk halk müziğiEtkin.
    Çaldığı önemli çalgılar :bağlama.

    Hayatı
    Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi.[1] Annesi Gülizar, babası "Karaca" lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi.[1] Veysel'in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi.[1] Ardından Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı iki gözünü de kaybetti.[1] Kendi anlatımına göre:[2]

    « Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kaydı ve düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım... Çiçek zorlu geldi. Sol gözümde çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan. »
    Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı. 1930 yılında Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer ile Kutsi Bey tarafından düzenlenen bir şairler gecesinde tanıştı. Kutsi Bey tarafından verilen destek ile birçok ili dolaşmaya başladı.[3][4]

    Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1965 yılında özel kanunla maaş bağlandı. 1970'li yıllarda Selda Bağcan, Gülden Karaböcek, Hümeyra, Fikret Kızılok, Esin Afşar gibi bazı müzisyenler Âşık Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Şarkışla'da her yıl adına şenlikler yapılır.

    Eserlerinde Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içeydi. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de vardır. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimli kitaplarında toplandı.1973 yılında akciğer kanseri sonucunda vefat etti. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı.

    Hatırası

    2014 yılının Kasım ayında Devlet Opera ve Balesi Âşık Veysel'in ölümünün 41. yılı anısına onun türkülerinden yola çıkılarak hazırlanan, tek perdelik dans tiyatrosu "Dostlar Beni Hatırlasın" sahneye konulmuştur. 17 Kasım 2014 yapılacak prömiyere onur konuğu olarak Âşık Veysel'in kızı ve torunlarının katılacağı açıklanmıştır. Gösterinin rejisörlüğünü İhsan Bengier yaparken, Almula Ersoy, Ayşegül Aydemir, Deniz Alp, Sevim Başol ve Müge Gündüz gibi isimler rol almıştır.[5]

    Eserleri
    Anlatamam derdimi (5:24)
    Arasam seni gül ilen (4:18)
    Atatürk'e ağıt (5:26)
    Beni hor görme (2:46)
    Beş günlük Dünya (3:58)
    Bir kökte uzamış (4:55)
    Birlik destanı (1:42)
    Çiçekler (3:05)
    Cümle âlem senindir (6:44)
    Derdimi dökersem derin dereye (4:51)
    Dost çevirmiş yüzünü benden (3:12)
    Dost yolunda (4:43)
    Dostlar beni hatırlasın (6:02)
    Dün gece yar eşiğinde (4:28)
    Dünya'ya gelmemde maksat (2:43)
    Esti bahar yeli (2:41)
    Gel ey âşık (5:35)
    Gonca gülün kokusuna (5:24)
    Gönül sana nasihatim (6:40)
    Gözyaşı armağan (3:32)
    Güzelliğin on para etmez (4:31)
    Kahpe felek (2:58)
    Kara toprak (9:25)
    Kızılırmak seni seni (4:58)
    Küçük dünyam (5:17)
    Murat (5:13)
    Ne ötersin dertli dertli (3:05)
    Necip (3:16)
    Sazım (6:02)
    Seherin vaktinde (5:01)
    Sekizinci ayın yirmi ikisi (4:43)
    Sen Bir Ceylan Olsan (3:34)
    Sen varsın (4:01)
    Şu geniş Dünya'ya (7:27)
    Uzun ince bir yoldayım (2:23)
    Yaz gelsin (3:02)
    Yıldız (Sivas ellerinde) (3:16)
    Not: Parantez içindekiler eserlerin süreleridir

    Ayrıca bakınız
    MEB 100 Türk Edebiyatçı dır.
  • Taa..çocukluğumuzdan çok görmüşler
    Yasaklamışlar ağlamayı
    Ne yangınlar söndürür oysa iki damla gözyaşı
    Bazen özür sayılır,bazen elveda sen ağla sevdiceğim

    İçinden geliyorsa ağlamak insan işi
    Gökyüzü bile nasıl ağlar,elinden alınınca güneşi
    Yürek taşıyan her insan gibi
    Erkeklerde ağlar sevdiceğim
    Ağlamak insan işi..
    Gonca Aydemir
  • Taa çocukluğumuzdan çok görmüşler, yasaklamışlar ağlamayı.
    Ne yangınlar söndürür oysa iki damla gözyaşı...
    Bazen özür sayılır bazen elveda
    Sen ağla sevdiceğim içinden geliyorsa
    Ağlamak insan işi.
    Gökyüzü bile nasıl ağlar elinden alınınca güneşi...
    Yürek taşıyan her insan gibi erkekler de ağlar sevdiceğim.
    Ağlamak insan işi...

    Gonca Aydemir

    https://m.youtube.com/watch?v=4sB1GjyK4ps
  • Bir şeyler ölüyor içimde
    Her gün her gece
    Bir şeyler eriyor
    Ilgit ılgit damla damla
    Bir poyraz esiyor acı acı
    Bir nehir çağlıyor yüreğimde
    Hepsine inat

    O ölen umuttur
    O eriyen ben
    O poyraz ayrılıktır
    O çağlayan aşktır
  • Bir gün ansızın çıkagel,
    Ansızın gittiğin gibi,
    Yenik düştüğüm her şeye inat,
    Devrimler yapacağım yüreğimde,
    Seni yeni baştan yaşayacağım,
    Yeniden sevip aşık olacağım,
    Yüreğine akacağım damla damla...

    Yıldızlarla süsleyip gökyüzünü,
    Salıncaklar kuracağım samanyoluna,
    En guzel elbiseyi giyip
    Kapım açık seni bekleyeceğim,
    İhtimal ki gelmeyeceksin ve ben oturtup gelmeyişini hüzünlü şarkılarla besteleyeceğim,
    Yenik düştüğüm her şeye inat,
    Seni yeni baştan yaşayacağım...
  • Uzun ve güzel bir öykü diye başlamak isterdim, bizi anlatırken dostlarımıza...