10/10
·888 syf.··
2021 1. kitabı
·
124 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2021 18:00
Birinci Dünya savaşı öncesinde İsviçre'de bir sanatoryumda geçen bir hikaye Büyülü Dağ. Son zamanlarda kendimi daha derin kitaplar okumak teşvik etmeye çalışırken bu güzel kitapla buldum kendimi. Kitapta hem güzel bir olay örgüsü var ama aynı zamanda alt metinlere serpiştirilmiş zaman meselesi, Batı'nın iki kutbunun (ilerici ve muhafazakar) görüşlerinin tartışılması, mevsimlerin ve doğanın muhteşemliği gibi pek çok konu mevcut. Öykünün ana kahramanı Hans Castrop olsa da yazar bu kitabı ana kahramana rağmen bu öyküyü ve bu konuları ele almak istediği için bu kitabı yazdığını belirtir. Hans sıradan bir karakterdir. Hans aslında pek çokları gibi teknik eğitim almış sayısal zekasını kullanarak meslek edinmiş ama henüz çalışmaya başlamamış birisidir. Ve bir sebeple gelip senelerce kaldığı Sanatoryum'da sanayi devriminin bizlere dayattığı zaman koşuşturmasından arındırılmış, felsefeyle alakalı çokça şeylerin tartışıldığı ve kendisini eğitmeye adamış hümanist Settembirini'nin varlığında bu yerde ruhunu zenginleştirme olanağı bulmuştur. 1924 yılında Mann'ın yazdığı bu kitabın temalarından bir tanesi zaman meselesidir. Sanatoryum'da zaman doğrusal değil döngüseldir. Hiçbir koşuşturmaya gerek olmadığı için buradaki kişiler zamanını bir şeylere ulaşmak için endişe etmeden geçirmektedirler. Şu anda yaşadığımız 2020 dünyasına göre bahsettiği sanayi devrimi sonrası yaşam ne kadar hızlıydı merak ettim doğrusu. 2. ciltte Kar isimli bölümde anlattığı bir zaman meselesi vardı ki gerçekten beni çok etkiledi. Hans edindiği kızaklarla karda kayarak şehrin merkezinden biraz uzaklaşmıştır. Ve daha sonra farkında olmadan biraz fazla uzaklaştığını fark eder, o sırada hem kar tipisinin hem yorgunluğun etkisiyle bir süre olduğu yere oturur ve bir takım rüya, hayal arası şeyler görür. O uyuşukluk o hayal anı sayfa sayfa ve çok uzun bahsedilmiştir ki bir anda Hans uyanır ve farkeder ki aslında bu dalma anında sadece 15 dk geçmiştir. Bazen 2 saatin bile nasıl geçtiğini anlamazken bu 15 dakika nasıl bir 15 dakikaydı? Aynı kitabın başlarında Hans'ın sanatoryuma geldiği ilk haftası gibi o kadar uzun geçmişti ki sanki bir ay gibiydi. Ama sonraki bir sene bir şeylere alışıp otomatikleştikten sonra belki bir aydan daha kısa gibi gelmişti. Kitap der ki "işte bu bir duygu sorunsalıdır"
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20191,525 okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.