Puan vermedi·208 syf.··
2021 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 03:34
Kitap Celal Şengör’ün 2004-2015 arası yazdığı yazıların (Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji Dergisi’ndeki yazıları ve İTÜ'nün Arıyorum gazetesindeki yazısı) bir derlemesi. Celal Şengör, değer verdiği bilim insanlarından bahsettiği için kitap okuma listeme eklediğim şeyler oldu. Bu açıdan da verimliydi diyebilirim. Bize neler zırvalandığını ve nelerle beynimizin kirletilidiğini hatırlamak ve unutmamak için okuyun. Bu kitabı ben bir haftada falan bitirdim. Yazı dili basit bir dil fakat beş on yıl önceki eleştiriler günümüzde hala geçerliliğini koruyor ve Celal Hoca bu kitapta ülkemizdeki neredeyse tüm sorunlara değinmiş. Üzerine hem düşünmek hem de bana hissettirdiği üzüntü ve umutsuzluk bu kitabı okuma süremi uzattı. Alıntılar ve yorumlarım şeklinde sizlerle düşüncelerimi paylaşacağım. Celal Şengör 7. yazısında problemleri çözemememizin yaratıcılık olmaması olduğunu düşünürmüş, fakat sonrasında problemi tanıyamadığımız için çözemediğimize kanaat getirmiş. Ben bu olayda kendimi gördüm çünkü işin içinden çıkamadığımda veya bir insanla bir problemi tartışırken asıl problemden uzaklaşıp olayın çok başka yerlere gittiği hep olur. Ve bu şekilde hayatımı neredeyse her gün zora sokuyorum veya bir saatte yapacağım şey/anlayacağım şey 2 saat sürüyor. Bu olayla yüzleşmem iyi oldu. ‘’Türk halkını ‘’gerçek’’ ilgilendirmemektedir. Bunun sebebi yüzyıllardır aldığı inanç eğitimidir. Görmeden, kontrol etmeden, muhakeme kurmadan inanmayı öğrenmiş bir toplum gerçeği aramaz. Gerçeği aramayan toplum da size yukarıda sıraladığım türden rezillikler birbiri ardına gelir ve bunlar da kimseyi rahatsız etmez. Tabii bunun sonu felakettir, muhterem dostum ve hocam Doğan Kuban’ın sık sık işaret ettiği gibi, bu, tüm Müslüman dünyasının içinden bulunduğu feci durumdur. İşte Atatürk hayattaki tek kılavuzu bilim olarak belirlerken bunu kastediyordu. Buyurun seçin: Bir tarafta sormadan inanarak yalan içinde rezilane yaşamak, bir tarafta sorgulayarak emniyette ve onurlu yaşamak.’’ ‘’Aslında herkes, herkes hakkında önyargılıdır. Bu akıllı varlıklar olmamızın bir gereğidir. Önyargısı olmayan insan boş kafalı demektir; o ana kadar eline gelen verileri değerlendirememiş insan demektir.’’ Celal Şengör'ün bu sözü üzerine birkaç cümle kurmak istiyorum. Genelde hepimizin benimsediği ‘’önyargılı olmayayım belki iyi biridir’’ gibi iyi niyetli cümleler genelde bizim karşımızdaki insandan zarar görmemize sebep olur. %100 önyargılı davranmak da doğru ve akıllıca değildir fakat bazı karakter tipleri size zarar veriyorsa o tiplere karşı kendini korumak/uzak durmak her zaman kurtarıcıdır. Bence bunun en büyük örneğini kadınların maruz kaldığı şiddet türlerinde görüyoruz. Şiddet, hiç beklemediğimiz akademisyenler de çıkabiliyor burada tipleme yapmak kadınları tabii ki %100 korumaz fakat ‘’serseri’’ olarak adlandırabileceğimiz, sabıkalı vs. tipler vardır ve bu konuda kadınların hatta tüm herkesin önyargılı olması hayat kurtarıcı bir roldedir. Fakat burada daha tehlikeli bir konu üzerinde de durmak isterim. O da kendini farklı tanıtan veya sonradan değişen insanlar. İlk önyargımız iyi olduğu için bunu değiştirmekte zorlanabiliriz ve o insan bize çok büyük zararlar verebilir. Bu yüzden önyargılarımız olmalıdır fakat bunları her zaman güncel tutmalıyız. “Dünya nüfusunun giderek hızlanan bir tempoyla artması ve artan nüfusun ezici çoğunluğunun Türk halkı gibi cahil halklardan gelmesi şu anda insanlığın en büyük sorunudur. Bu soruna bigâne kalabilecek kadar dünyadan bihaber bir politikacının bir ülkenin oyunun %50’sini alarak onun lideri olabilmesi ise kelimenin tam anlamıyla dehşet vericidir. Böyle bir şeyin olabildiği bir ülkeden her şey beklenir.” “Test edilmesi mümkün olmayan fikirlerin peşine takılan herkes cehaleti peşinen kabullenmiş demektir. Cemiyet ise cahillere teslim edilemez." Kitaplarımı ve incelemelerimi paylaştığım instagram adresim: instagram.com/busraninkitapok...
Aptalı TanımakCelâl Şengör · İnkılap Yayınevi · 20182,206 okunma
·
110 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.