10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 09:52
Doris Lessing'in 1950'de yayımladığı ilk romanı Türkü Söylüyor Otlar, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Rodezya (şimdiki adıyla Zimbabve) özelinde 'siyahla beyaz' arasındaki ırk ayrımını alıyor temeline. Her ne kadar bu ırk ayrımı kitabın özünü oluşturuyor gibi görünse de "beyaz ırkın" kendi içindeki toplumsal tabakalarını ve ekonomik temelli sınıf farklarını da oldukça güzel yansıtıyor. Dahası 'beyaz uygarlık' ın kadına bakışı ve kadının kendi ataerkil düzeni içerisinde konumlandırılış biçimini de çok iyi anlatmış. Gerek siyahla beyaz arasındaki köle-efendi olarak biçimlenen ilişkide Afrikalı yerlilerin beyaz efendileri tarafından layık görüldüğü baskıcı ve zorba tutumu; gerekse kadına dayatılan yaşam biçimini, kadının iç dünyasını ve , en etkileyici olanı belki de, kadının trajedisini tek bir karakter üzerine, Mary Turner karakteri üzerine, toplayarak çok etkileyici bir eleştiri yolu izlemiş. Hem beyaz patron olarak 'hükmeden' hem de bulunduğu sınıfın belirlediği kurallara uyması beklenen 'hükmedilen' olarak yarattığı Mary Turner karakterinin bu iki rol içerisindeki duygusal ve davranışsal iniş-çıkışlarını, çelişkilerini ve nihayetinde bir trajediye dönüşen yaşamını yaşadığı çevreyle bütünleştirerek tasvir edişleri beni büyüledi desem abartmış olmam sanıyorum. Okuduğum ilk Lessing kitabıydı, devamı gelecek.
Türkü Söylüyor OtlarDoris Lessing · Can Yayınları · 2017708 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.