Selam şurimşinelerim naber?
Bugün 2 gün içerisinde okuduğum Nehir Erdem'in Deli Divane kitabının yorumuyla karşınızdayım. Bu yazarın okuduğum 2. kitabıydı.
Konusu yazarın Huysuz ve Ruhsuz kitabından tanıdığımız Yağız Korkut'un kız kardeşi Yeliz Korkut'un, iş anlaşması için gittiği Trabzon'da yol sormak için konuştuğu adamın aslında iş yapacakları adam olduğunu öğrenmesiyle başlıyor. Karşılaşmalarından beri hiç anlaşamayan Mehmet ve Yeliz ikilisi birbirlerine ders vermek istemeleriyle asıl olaylar gelişiyor. Kitabı okumak için Huysuz ve Ruhsuz'u okumanızda gerek yok ama gelecekten ufakta olsa spoiler yiyeceğiniz bilmenizi isterim.
Kitabın konusu güzeldi lakin kitapta hoşuma gitmeyen ve kitabın bendeki değerini düşüren öğelerden sizlere bahsetmek istiyorum. Mehmet Gürmanoğlu karakteri benim kitapta en nefret ettiğim karakter oldu. Kendisi sanki sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi evlenmek istediği kızın "masum" olmasını istemesiyle gözümde düştü ve 1 puanı buradan kırdım. Kadınlarla geçmişi çok olan -burda bahsettiğim çok sevgilisi olması değil, kadınlarla yatıp kalkması- bir adamın böyle bir şey istemesi bana anlamsız geliyor. Kitap "masum" kelimesi fazlalığıyla beni çok sıktı. Kitapta çokça kıskançlık adı altına gizlenmiş kısıtlamalar var. Aklı başında olan bir insan ne giymesi, nerde oturmasını, nerde konuşmasını bilir ve bunlara karışmak ona yapılan bir saygısızlıktır. Buradan da kırdım 1 puan. Herkesin bildiği erkek doktoru sahnelerine gelirsek eğer doktor sadece görevi bu olduğu için hamile bayanlarla meşgul olan bir insan. Sağlık çalışanlarının değerini şu dönemde iyi anladığımızı umuyorum. Geleceğinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olmak isteyen ben için çok kötü ve üzüldüğüm bir sahneydi. Bu yüzden -2 puan kırdım burdan. Kitap konu bakımından olmasa da gidişat bakımından yukarıda bahsettiğim Huysuz ve Ruhsuz kitabına benziyordu -Huysuz ve Ruhsuz'u okuyanlar anladılar ne demek istediğimi- ve bunu sevmedim. -1 puan daha. Kitabın tek sevdiğim sahneleri Rabia Sultan'ın olduğu sahneler diyebilirim.
Kitabın dilinden bahsetmek istiyorum birazda. Akıcı ve dolu dolu olayların olduğu, betimleme ve diliyle insanı pek yormayan bir kitaptı benim için. İçerisinde küfürün ve argonun bol olduğunu da belirtmek istiyorum ama bu beni fazla rahatsız etmedi. Karadenizli olduğum için yörenin insanlarını biliyorum. Rabia Sultan'dan daha beter akrabalarım var inanın ki.
Kitaba puanım 5/10.
Hepinizi öpüyorum ve başka bir kitap incelemesinde buluşmayı diliyorum. Okur kalın, mutlu kalın.