bazı kadınlar rüzgar gibiler,
yel değirmenlerini hiç uyandırmadan geçip
giderler başucumuzdan,
suyun yüzüne dokunur gibi
sadece geçerken arkalarında
dalgalar bırakıyorlar,
birde eteklerine dolanan hüzünlü gün batımlarını saymasak,
hiç bir aşkta sanık olmuyorlar,
sadece tanıklık ederler soytarılığımıza
hiç konuşmadan,
öylece sesiz,
öylece vakur ve yalnızlar hep,
dokunsan kirlenir avuçları,
dokunsan kırılır dilleri,
dokunsan ruhları ağlar,
yeni bir çağın teselisi gibi
hep koşuyorlar,
koşarken arkalarında bıraktıkları
izlerin hesabını yapmadan,
arkalarında düşük yapan acıları düşünmeden
ve yarım bıraktıkları şiirleri hiç emzirmeden
çekip gidiyorlar,
hiç bir şehre sığınmazlar,
hiç bir atlasa ait olmadan,
tek vatanları vatansızlıklarıdır,