İlk sayfadan son sayfaya kadar bir baba-oğul hesaplaşması etrafında dönüyor kitap. Kırgınlıklar, kızgınlıklar, vedalar, gelmeler, gitmeler. Öyle bir hesaplaşma ki, hesaplaşma derdinde olanların amaçları birbirlerine galip gelmek değil, affetme ya da affedilmek. Kitapta vedalar, kavuşmalar, yolda olmak, gidip de görememek, varıp da bulamamak o kadar güzel, lezzetli ve kaliteli bir şekilde anlatılmış ki, o sırada aklınıza kaybettikleriniz ya da kaybetmekten korktuğunuz, vedasına dayanamayacağınız insanlar geliyor. Zaman zaman yolda, zaman zaman bir köy kahvesinde, zaman zaman da hastanede geçen olayları görmüyor, yaşıyorsunuz. Okumuyor, hissediyorsunuz.